Bugün 9-5 işlerin nasıl hayatımıza dahil olduğundan ve artık yaşadığımız çağ itibariyle neden çoğu kişi için oldukça verimsiz olduğundan konuşacağız. İsterseniz buyrun hemen yayına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.
9-5 nereden geliyor?

İlk olarak bu 9-5 çalışma saati nasıl ortaya çıktığını daha önce düşünmemiş olabilirsiniz. Tüm Dünya tarafından standart haline gelmiş olan günlük 8 saat , haftalık 40 saat çalışma modeli aslında 1900’lerin başında, Henry Ford’un kurduğu otomobil imparatorluğu için fabrika işçilerine ön gördüğü çalışma süresiydi.
Yaklaşık 123 sene önce günde 8 saat çalışmak inanılmaz yenilikçi ve çekiciydi çünkü o dönemlerde işçiler günde ortalama 12 saat çalışıyorlardı. Henry Ford’un fabrikasında sadece sekiz saat çalışmak muhtemelen çoğu işçiye bir tatil gibi hissettirdi ve işçilerin performanslarını inanılmaz arttırdı.

Bu çalışma modeli 123 yıl önce çoğu insan tarafından kabul görsede şu an yaşadığımız çağa pekte uyum sağlamıyor. 123 sene bilgisayarların, internetin, telefonların, hatta elektriğin dahi çoğu yere ulaşmadığı bir dönemde fiziksel olarak bir iş yerinde çalışmak para kazanmak için tek şansınızdı.
Özellike 2000 – 2020 yılı arasında teknolojide yaşanılan devrimler hayatlarımız apayrı bir yere getirdi fakat çalışma saatlerimiz hala 120 sene öncekiyle aynı.
İsterseniz gelin 9’dan 5’e kadar çalışmanın, bugün yaşamak için neden ideal olmadığına 5 farklı kategoride göz atalım;
1. İnsanlar Makine Değildir

Ford’un zamanında, maksimum oranda araba üretebilmek başarının anahtarıydı. Ve bir vardiya esnasında herkesin fiziksel olarak yerine getirmesi gereken görevler vardı. Fakat artık işler apayrı bir boyuta geldi. Hepimizi yüzbinlerce yardımcı ile donatıldık. Örneğin şu an bu yayını dinlediğiniz podcast’i yapabilmek için eskiden profesyonel bir stüdyo ortamına ihtiyaç duyulurken şu an odamdan sahip olduğum elektronik yardımcılarım ile bunu yapabiliyorum. Bilgisayarlarımız, internet, yapay zeka ve daha adını sayarak bitiremeyeceğimiz yüzbinlerce eşya bizlere günlük işlerimizde yardımcı oluyor.
Eskiden insanların üretimde yaptığı pek çok işi artık makineler devralmış durumda çünkü makineler hasta olmuyor uykuya ihtiyaç duymuyor ve performansları asla düşmüyor. Bizler ise bu makineleri yöneten bireyler haline geldik fakat bizler ne yazık ki bu makinelerin ürettiği şekilde üretimler yapamıyoruz.

İnsanlar makineler gibi sürekli %100 performansta çalışamıyorlar ve insanların üretken olması için belirli koşullara sahip olmaları gerekiyor. Ve artık eskisi gibi tüm gün boyunca Ford’un otomobil fabrikasındaki cıvataları sıkmak gibi tamamen fiziksel üretime dayalı işlerimiz yok. Çok fazla teknolojik araçlarla çalıştığımız için doğru kararlar verebilmek araştırma yapmak, e-postları okuyup düzgün ve mantıklı yanıtlar vermek gibi artık yüzlerce karmaşık görevimiz var. Belki beyaz yaka çalışanda olmayabilirsiniz fakat fiziksel üretime dayalı işlerde dahi teknoloji işimizin bir parçası olduğu için eskiye nazaran işimiz kat ve kat daha kompleks ve zor.
Bu esnada tüm bunları düzgün bir biçimde yerine getirebilmemiz için üretken olmamız ve tüm odağımızı bu işlere vermemiz gerekiyor. Gel gelelim ki 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre Dünya genelinde günde 8 saat mesai ile çalışanların sadece 2 saat 53 dakika üretken oldukları keşfedilmiş. Yani bizler her ne kadar tüm gün bir şeyler üretmek ve odaklanmak istesekte 3. saatin sonunda enerjimiz bitiyor ve kalan zamanı sadece mesai doldurmak için harcıyoruz.
2. Esnek Çalışma Saatleri Üretkenliği Arttırır

Çok katı çalışma saatlerine sahip işyerlerinde çalışanların üretkenliği sürekli olarak zamanla azalır. Sizin enerjinizin bittiği zamanlarda sadece mesai saatlerine sadık kalmak için çalıştığınız zamanlar ne kadar üretkendiniz? Veya hayatın o dönemlerinde ne kadar mutlu hissediyordunuz? Kendinize dürüst olursanız o saatlerde işinizi gerçekten ne kadar iyi yaptınız?

Büyük ihtimal o anlarda bir tükenmişlik hissi yaşamışsınızdır ve bu aynı zamanda çalıştığınız firma içinde çok yararlı olmamıştır. Ne kadar uzun saatler çalışırsanız üretkenliğiniz buna endeksli olarak azalır ve daha çok stres yaşamaya başlar ve genel olarak sahip olduğunuz yaşam koşullarından dolayı daha mutsuz hissetmeye başlarsınız . Öte yandan, işini en iyi yapan kişiler en mutlu olan çalışanlardır. Yapılan araştırmalara göre yaptığınız işten keyif alır ve mutlu hissederseniz, beyniniz daha üretken olmanızı destekliyor.
Daha üretken olmak içinde kişisel yaşamınıza zaman ayırabilmek, hobilerinize vakit bulabilmek, ilişkilerinize ve iyi bir gece uykusu vakit ayırmaya ihtiyacınız var. Hangi işi yaparsanız yapın eğer ki sahip olduğunuz hayat koşulları bunları yapmanıza izin vermiyor ise performansınız ve üretkenliğiniz azalır.
3. Katı Çalışma Kuralları Verimi Azaltır

Yapılan araştırmalara göre çalışanlar kendi programlarını, kendileri belirlediklerinde daha üretken oluyorlar. Nasıl ve ne zaman çalışacağınızı sizin yerinize yöneticiniz veya firmanız belirlediği zaman bu katı kurallara bağlı çalışmak zorunda olduğunuzda üretkenliğiniz azalıyor. Halbuki çalışma saatlerini belirleme konusunda daha fazla özerkliğe sahip olan kişiler, daha mutlu, daha tatmin olmuş hissediyorlar ve yaptıkları işede daha fazla ilgi gösteriyorlar.
Bazı insanlar için ideal çalışma saatleri akşam 7 ile gece yarısı arası olabilir. Eğer ki bu süre zarfında görevlerini yerine getiriyorlarsa ve neden bunu yapmaları için ofise gelmelerinde diretiliyor? Veya en azından bunu yapabilmeleri için böyle bir deneme süresi sunulmuyor?

Belki covid salgınından sonra evde çalışmaya başlayıp hala bunu sürdürüyor olabilirsiniz fakat tamamen uzaktan çalışmak farklı zorlukları beraberinde getiriyor. Bir sonraki maddede bundan bahsedeceğiz. Yapılan araştırmalara göre en üretken çalışma modelinin hybrid (karma) çalışma modeli olduğu keşfedilmiş. Çünkü aynı ekipte çalışanların belirli aralıklarla bir araya gelmeleri sorunları daha hızlı çözmelerini sağlıyor. Ayrıca ne zaman bir araya geleceklerini kendileri belirler ve yalnız çalışacakları zamanları da aynı şekilde istedikleri yerde ve zamanda seçme hakkına sahip olurlarsa üretkenlik seviyesi en üst seviyeye çıkıyor. Ama tüm bu verilere rağmen çoğu firma hala 123 sene önceki çalışma modelini takip etmekte ısrar ediyor.
4. Evden çalışanlar Farklı Dikkat Dağınıklıklarına Maruz kalıyorlar

Covid döneminden sonra uzaktan çalışma modeline geçmiş olup hala bunu sürdürenler olabilir. Fakat evden çalışmanında farklı zorlukları beraberinde getirdiği keşfedilmiş. Belki bu sayede 9-5 çalışma saatlerine sahip olmayabilirsiniz ama evdeki ortamda sizin dikkatinizi dağıtacak çok fazla şey mevcut, örneğin; evdeki diğer bireyler, evcil hayvanlarınız, veya kanepede tatlı bir öğlen uykusu uyumak gibi dikkat dağıtıcı unsurlar, üretkenliğinizin önemli ölçüde azalmasına sebep olabiliyor.
Ayrıca bu çalışma modelinden sonra ofise dönen kişilerinde artık çalışma ortamından beklentileri tamamen farklı bir boyuta geldi. Belirli zamanlarda ofiste olmaları gerekirken bazen de sadece şirket kuralları nedeniyle iş yerinde sıkışıp kalmayı çoğu çalışan mantıklı bulmuyor. Yıllar öncesinden belirlenmiş çalışma kurallarını Covid salgını oluncaya kadar hiç sorgulamadan takip ediyorduk. Eğer ki covid bir 10-15 sene önce olsaydı sahip olduğumuz teknoloji işlerimizi evden yapmamıza çokta olanak veremeyecekti ama artık teknolojinin bizlere sunduğu avantajlar sayesinde Dünyanın başka bir ucundan dahi sorumluluklarınızı yerine getirme şansınız var.
5. 9-5 çalışmak en zor para kazanma biçimidir

9-5 çalışmak Dünyadaki en zor para kazanma biçimlerinden bir tanesidir. Belirli sürelerde ofiste veya iş yerinde olmak sadece çalıştığınız saatin karşılığında para kazanmak ve bunu sürekli devam ettirip elde ettiğiniz parayla hayatta kalmak oldukça zor bir yaşam biçimi.
İşe gidemezseniz kazancınızda anında kesilir. Tabiki bu arada kimseye yarın gidin işinizden istifa edin demiyorum. Genelde motivasyon konuşmalarında; hayat çok kısa başkasını zengin etmek için hayatınızı harcamayın hayallerinizin peşinden gidin gibi arkası bomboş gerçeklikten uzak fikirlere yaptığım yayınlarda asla yer vermiyorum. Çünkü ev kredisi olan araba kredisi olan belki çocuğun okul taksiti olan ve hayatında hiç iş kurmamış bir bireyin yarın her şeyi bir kenara atıp bir iş kurması çokta gerçekçi bir yaklaşım değil.
Ayrıca yeni kurulan işletmelerin yüzde 90’ı ilk 3 yıl içerisinde batıyor o yüzden insanları da böyle tehlikelerin içine sürükleyecek tavsiyeleri çok mantıklı bulmuyorum. Fakat teknoloji ile artık o kadar çok imkana sahip olduk ki hobi olarak yaptığınız bir şeyin bir işe dönüşmesi artık mümkün. Örneğin şu an dinlediğiniz podcast dahi bunlardan bir tanesi. Spotify 2007 yılında piyasa sürüldü ve o zaman podcast ile alakalı hiç bir kategori mevcut değildi. 2010 yılında yapılan bir sokak röportajında insanlara podcast’in ne olduğu sorulduğunda kimse podcast’in ne olduğunu dahi bilmiyordu.

Youtube, 2005 yılında piyasaya sürüldü fakat benim üniversiteye başladığım dönemlerde 2009-2010 yıllarında bir tane dahi Youtuber duymamıştım. Pek çok kişi sadece müzik kliplerini izlemek amacıyla Youtube’u kullanıyordu. Tabiki sadece yazılımsal devrimler olmadı bu esnada, eskiden kameralara, mikrofonlara ve diğer ekipmanlara ulaşmak çok zordu bu cihazlar çok pahalıydı ve çok fazla da seçeneğiniz yoktu ama artık bunlar çok daha rahat ulaşılabilir düzeye geldi. Ayrıca bu ekipmanları kullanarak ürettiğiniz içerikleri düzenlemek; video ve ses içerikleri üzerinde çalışmayı öğrenmek için eğitim kurumlarına gitmeniz ve yüksek bedeller ödemeniz gerekiyordu ama artık bunlar tamamen ücretsiz ve herkese açık.
Başka bir örnek, 10 yıl öncesine kadar kimse evinde 3 boyutlu yazıcıya sahip olma lüksüne sahip değildi. Artık bunlar herkes tarafından ulaşılabilir duruma geldi.

Aynı şekilde 10-15 sene öncesine kadar internetten alışveriş yaygın değildi. Fiziksel dükkan açmadan bir şeyler satmak neredeyse imkansızdı fakat şimdi dijital dükkanlardan bir şey satın almak herkesin birincil tercihi haline geldi.
Sonuç
Demek istediğim belki işinizi yarın bırakamayabilirsiniz ve 9-5 döngüsünden yarın çıkamayabilirsiniz. Fakat sahip olduğunuz teknolojiyi sadece eğlence amaçlı kullanmaktansa kendinizi bu döngüden çıkarmak için kullanabilirsiniz. 10-15 sene önce hayal dahi edemeyeceğimiz teknolojiler ve araçlar hayatımıza girdiler. Her geçen bu araçlar genişlemeye ve daha ulaşılabilir olmaya devam ediyorlar. Ve yeni iş olanaklarınıda hayatımıza getiriyorlar.
Fark ettiyseniz artık herkes dijital bir içerik üretmenin veya bir ürün tasarlayıp bunu satmanın peşinde koşuyor çünkü burda bu ürünü, teknolojiyi veya sistemi tasarlarken çok fazla emek veriliyor ama ardından o işin başında durmasanız dahi ve büyük emekler harcamasanız dahi para kazanmaya devam ediyorsunuz. Bir film yıldızının çok para kazanması filmi çekerken harcadığı süreden dolayı değil, üretilmiş olan mp4 dosyasına ulaşmak isteyen milyarlarca kişinin ödediği bedel sayesinde bu parayı kazanabiliyor.

Öte yandan çoğu kişi zengin olmanın ana amaç olduğunu düşünüyor fakat işin aslı şu ki 9-5 çalışıp işten geldikten sonra dinlenmekten başka hiç bir şeye zamanınız kalmıyor. Çok fazla para dahi kazansanız enerjiniz bittiği için başka hiç bir şey üretmeye veya başka bir aktiviteye zaman ayıramıyorsunuz. İnsanın eğlenmesi için dahi bir enerjiye sahip olması gerekiyor. Örneğin 12-13 saat çalıştıktan sonra arkadaşlarınızla eğlenmek için dahi dışarıya çıkacak gücünüz kalmaz.
Aslında kendinize sormanız gereken soru; “Şu ankinden daha az para kazanacak ama tüm zamanınızı kontrolü elinizde olacak bir işiniz olmasını mı yoksa 9-5 çalışıp daha fazla para kazanacak ama hiç kişisel vaktiniz olmayacak bir işiniz olmasını mı tercih edersiniz?”
Bu sorunun cevabı her insanda farklı olabilir fakat hayattaki zamanımız çok kısıtlı ve yerinin doldurumlası ne yazık ki mümkün değil. Pek çok insan bu döngünün içerisinden çıkmak istesede eminim ki bu yayını dinleyenlerin yüzde 90’ı bunu değiştirmek için hiç bir şey yapmayacak. Leo Tolstoy’ un söylediği gibi “Herkes Dünyayı değiştirmek ister ama kimse kendini değiştirmek istemez”.
Umarım bu yayından sonra değişmeyecek olan %90’lık kısımda değil %10’luk kısımda olmayı tercih edersiniz.
Bu bölümde 9-5 işlerin neden verimsiz olduğundan konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
Referanslar
Tank, A. (2023, March 9). Why working 9 to 5 is not ideal for efficient work today. Lifehack. Retrieved April 20, 2023, from https://www.lifehack.org/articles/productivity/why-9-5-joke-and-how-deal.html
Victoria. (2023, April 20). Employee productivity statistics you need to know in 2023 – Oak Engage. Oak Digital Workplace. Retrieved April 20, 2023, from https://www.oak.com/blog/employee-productivity-statistics/
Moseley, C. (n.d.). 3 reasons why leaders should abandon the 9-to-5 workday. Jostle Blog. Retrieved April 20, 2023, from https://blog.jostle.me/blog/why-leaders-should-abandon-the-9-to-5-workday
Faragher, J. (2017, April 24). More autonomy means happier workers, according to research. Personnel Today. Retrieved April 20, 2023, from https://www.personneltoday.com/hr/autonomy-means-happier-workers-according-research/
Tek seferlik destekte bulunun
Aylık olarak destekte bulunun
Yıllık olarak destekte bulunun
Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir
Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Tüm Bölümlere Anında Ulaşın
Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :