Hayatını Değiştirecek O Karar: Anton Chekhov’un Dönüm Noktası

Hayat bazen üzerimize bir kış gecesi kadar sert ve dondurucu gelebilir. Ekonomik darboğazlar, bitmek bilmeyen aile içi gerginlikler veya kendimizi kapana kısılmış hissettiğimiz o çıkmaz sokaklar… Çoğumuz “Benim kaderim bu,” diyerek boyun eğmeye meyilliyizdir. Ancak bugün, dünya edebiyatının en zarif kalemlerinden biri olan Anton Chekhov’un, maruz kaldığı ağır travmalardan ve mutlak bir karanlıktan nasıl bir güneş gibi doğduğunun hikayesini konuşacağız.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.

Şiddetin ve Korkunun Gölgesinde Bir Çocukluk

1860’ların Rusya’sı… Taganrog şehrinin çamurlu sokaklarında, mutsuzluğun kol gezdiği bir evde başlıyor Anton’un hikayesi. Babası Pavel, sadece bir bakkal değil, aynı zamanda çocuklarını “terbiye etmek” için şiddeti kutsal bir görev sayan dindar bir despottu.

Küçük Anton için akşamın gelişi huzur değil, saf bir korku demekti. Hiçbir suç işlemese, hatta tek bir kelime bile etmese dahi babası eve girdiğinde rutin bir ayin gibi onu döverdi. Bu fiziksel yaralara bir de dondurucu Rus soğuğu ekleniyordu; babası onu dükkanda, kalem bile tutamayacağı kadar soğuk bir ortamda saatlerce çalışmaya zorlardı. Parmakları uyuşurken duyduğu tek şey, insanların ona fırlattığı küfürler ve değersizlik hissiydi.

16 Yaşında Gelen Mutlak Terk Ediliş

Anton 16 yaşına bastığında, hayatı trajik bir dönemece girdi. Babası borç batağına batıp hapse girme tehlikesiyle karşılaşınca, tüm aileyi toplayıp gizlice Moskova’ya kaçtı. Ancak geride, borçlarla dolu o dükkanın başında tek başına bıraktıkları bir isim vardı: 16 yaşındaki Anton.

Düşünün; cebinizde beş kuruş paranız yok, her gece aç yatıyorsunuz ve sığınacak tek bir sıcak omzunuz bile kalmamış. Üstelik zihninizde yıllarca babanız tarafından ekilen “tembel, işe yaramaz” tohumları her saniye ruhunuzu kemiriyor. Bu durum, çoğu insan için yolun sonu olabilirdi.

Perspektifi Değiştirmek: Bir Canavardan Merhamete

İşte Chekhov’u “Chekhov” yapan o efsanevi dönüşüm, o ıssız dükkanda yaşandı. Anton, eğer nefretine sarılırsa bu nefretin onu içten içe çürüteceğini fark etti. Zihnindeki o karanlık odayı aydınlatmaya karar verdi. Babasını artık kendisini döven bir “canavar” olarak değil; kendi talihsizliğinin, eğitimsizliğinin ve kendi travmalarının kurbanı olmuş “zayıf bir adam” olarak tanımlamaya başladı.

Olayları kişiselleştirmeyi bıraktığı an, ruhundaki zincirleri de kırmış oldu. Kendi kendini eğitmeye, özel dersler vererek ailesine para göndermeye ve en önemlisi “değersiz” olduğunu fısıldayan o iç sesi susturmaya başladı.



Bakış Açısını Değiştirmek: Dünyanın En Zor Ama En Mümkün İşi

Chekhov’un başardığı bu dönüşüm kulağa çok basit bir “pozitif düşünme” tavrı gibi gelebilir. Hani hep derler ya; “Bardağın dolu tarafına bak.” Ancak gerçek şu ki, bardağın dolu tarafına bakmak dünyanın en zor işlerinden biridir. Özellikle de beynimizin temel yapısı hayatta kalmak için sürekli negatife, tehlikeye ve geçmişin travmalarına odaklanmaya programlanmışken.

İnsan, yetiştiği çevrede kendisine biçilen o karanlık karaktere hapsolmaya çok açıktır. Eğer birisi size yıllarca “değersiz” olduğunuzu fısıldamışsa, o iç sesi susturmak devasa bir irade ister. Kendi kendimizi sabote etme yasası tam da burada devreye girer; bir şeyi yapamayacağımıza dair sigortaları kafamızda bir kez indirdiğimizde, beyin bizi o “güvenli” ama mutsuz alanda tutmak için elinden geleni yapar.

Şu an okumakta olduğum ve bu yayını hazırlarken bana ilham veren Robert Greene‘in “The Laws of Human Nature” (İnsan Doğasının Yasaları) kitabında da belirtildiği gibi; insan doğası karmaşıktır ve bu yasaların dışına çıkabilmek ciddi bir farkındalık gerektirir. Chekhov, o dondurucu dükkanda aslında kendi doğasının yasalarını yeniden yazdı. Sosyal medyanın, haberlerin ve çevremizdeki insanların bizi sürekli negatifle beslediği bu çağda, onun 16 yaşında gösterdiği bu irade bugün her zamankinden daha değerli.


Son Söz: Zihnindeki Zinciri Kır

Ünlü psikolog William James şöyle der: “Benim neslimin en büyük keşfi, insanların zihinsel tavırlarını değiştirerek hayatlarını değiştirebilecekleri gerçeğidir.” Chekhov, o dondurucu dükkanda sadece hayatta kalmanın yolunu bulmadı; zihnini ısıtarak tüm dünyayı aydınlatacak eserlerin temelini attı.  

Bugün size soruyorum: Sizi geçmişin hangi draması kısıtlıyor? Hangi olumsuz ses bugününüzü zehirliyor? Belki de tek ihtiyacınız olan, o “canavarlara” başka bir pencereden, onların da birer kurban olduğunu görerek bakmaktır.  

Siz de bugün kendinizi kısıtladığınız o olumsuz hikayeye bir son vermeye hazır mısınız?  

Join 47 other subscribers

One-Time
Monthly
Yearly

Tek seferlik destekte bulunun

Aylık olarak destekte bulunun

Yıllık olarak destekte bulunun

Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir

$1.00
$5.00
$10.00
$5.00
$10.00
$15.00
$50.00
$100.00
$150.00

Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz

$

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Destekte BulunDestekte BulunDestekte Bulun

Tüm Bölümlere Anında Ulaşın

Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :

Leave a Comment