Hızlı Moda Akımı Neden Kötü Bir Şey?

Hızlı moda akımı sayesinde pek çok kıyafete daha ucuza ve daha kolay şekilde ulaşmaya başladık, fakat bu kadar fazla kıyafet üretimi ve tüketimi bizlere yarardan çok zarar sağlamış gibi duruyor. İsterseniz daha fazla beklemeden buyrun hemen konunun detaylarına geçelim.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.

Nedir Bu Hızlı Moda?

Hızlı moda veya ingilizcede ki adıyla “fast fashion” akımını ben daha önce duymamıştım fakat son yıllarda bu akım giderek popüler hale geldi. Kıyafet alışverişi eskiden ara sıra yapılan yapılan bir olaydı; mevsimler değiştiğinde veya elimizdeki kıyafetler eskidiğinde yılda bir yada iki defa alışverişe gidilirdi. Ancak yaklaşık bir 30 sene önce kıyafet sektöründe büyük bir değişim yaşandı.

Kıyafetler giderek daha ucuz hale gelmeye ve moda akımları çok sık aralıklarla değişmeye başladı. Eskiden sadece ayda yılda bir yapılan kıyafet alışverişi artık neredeyse haftalık bir rutin haline geldi. Peki insanların bu kadar çok eşyaya ulaşması neden bu kadar kötü? Her köşe başında dükkan açan giyim mağzaları, çok cazip fiyatlara tişörtler, pantolonlar satıyorlar ve bizde bir sezon için onlarca kıyafet alıp bir kaç defa giydikten sonra hemen bunlardan kurtulup sonraki sezona yenilerini alabiliyoruz.

2013 senesinde Bangladeşte bir tekstil atölyesi çöktü ve 1000’dan fazla işçi hayatını kaybetti. 3. Dünya ülkelerinde bu tür olaylar çok sık yaşansada çok azı gündeme geliyor. 2-3 dolarlık tişörtlerin nasıl bu kadar ucuz olduğu sorulduğunda, insanların en son düşündükleri şey Bangladeş gibi yerlerde insani şarltarın çok çok altında çalışan işcilerdir sanırım. Hızlı modanın ortaya çıkış hikayesi ise, podyumlarda boy gösteren kıyafetlerin hızlı ve kolay biçimde tüketiciye ulaştırılması ve bir sonraki podyum giyisileri geldiğinde eskiyen kıyafetlerden kurtulunması anlamına geliyor.

Buradaki ana fikir, piyasadaki en yeni stilleri olabildiğince hızlı bir şekilde elde etmek, böylece alışveriş yapanlar bu kıyafetleri hala popülerliklerinin zirvesindeyken elde edebilir ve ne yazık ki birkaç kez giydikten sonra onları atabilirler.

Kıyafet tekrarının çoğunlukla çok büyük bir modasızlık olduğu toplumun büyük kesimi tarafından kabul görünce, tüketicilerde mümkün mertebe bir ürünü çok uzun süre kullanma ve tekrar tekrar giyme fikrinden soğumuş durumdalar.

Hızlı Moda Nasıl Ortaya Çıktı?

Aslında bu hızlı moda akımı oldukça eskilere dayanıyor. 1800’lerden önce moda çok yavaş ve kişi bazlı ilerliyordu. Sanayi devrimi yaşandığında dikiş makineleri gibi yeni teknolojiler hayatımıza girince giyim sektörüde daha hızlı ve ucuz bir hale geldi.

Bu sektörde çalışan insanların sayısıda giderek artmaya başladı fakat tekstil atalyölerinde ki ağır çalışma koşulları ve meydana gelen pek çok iş kazasından dolayı işciler ayaklandı ve işçi hakları ve çalışma standartları ilk defa hayata geçirildi.

1960’lar ve 70’lerde ise , çoğunlukla genç neslin giyim tarzı, moda trendlerini belirledi ve giyimin kişisel bir ifade biçimi haline geldiği görüldü. Tabi birde sokak giyim tarzı ile lüks giyim tarzı arasında farklılıklarda bu dönemde iyice belirgenleşmeye başladı.

1990’ların sonlarına ve 2000’lerin başlarına gelindiğinde, internet alışverişi hız kazandı, H&M, Zara ve daha pek çok giyim firması, hızlı moda perakendecileri haline geldiler. Bu markalar çok hızlı ve çok ucuz şekilde kıyafetleri piyasaya sunmaya başladı. Böylelikle yüzlerce kıyafet üreticisi aynı iş modelini takip ederek hızlı moda akımına ayak uydurdu. Bu sayede tüketiciler ayda yılda bir uğradıkları mağazalara artık her geçen gün göz atmaya ve bir şeyler almaya başladılar.

Hızlı moda neden kötü?

Hızlı modanın gezegenimiz üzerindeki etkisi oldukça büyük. Maliyetleri azaltma ve üretim süresini hızlandırma baskısı, bu işin çevreye verdiği zararı çok büyük ölçüde yükseltti. İlk olarak, hızlı moda ucuza mal üretme yarışında yer aldığı için pek çok ucuz ve zararlı kimyasal tekstil boyalarını kullanıyorlar. Ayrıca moda endüstrisi Dünyada temiz suların kirlenmesine sebep olan en büyük sektörlerden bir tanesi.

Ucuz tekstillerin pek çoğu polyester içeriyor ve bu kumaş türü çoğunlukla fosil yakıtlardan elde ediliyor. Böyleliklede küresel ısınmanın daha fazla olmasına sebep oluyoruz, ayrıca polyester doğada kolaylıkla çözülmüyor ve okyanusa karıştığında, okyanusların can kaynağı olan liflerin ölmesine sebep oluyor. Yüzde yüz pamuk kıyafet kullansak bu sorun ortadan kalkar diye düşünebilirsiniz. Ancak bu seferde geleneksel pamuğun büyük miktarı Hindistan ve Çin gibi ülkelerden geliyor ve bu ülkeler bu pamuğu üretebilmek için çok büyük miktarlarda su ve böcek ilacı kullanıyorlar.

Birde hızlı moda akımı kaliteli ve dayanıklı kıyafet üretme fikrinden çok uzun süre önce vazgeçtiler. Fark ettiyseniz aldığımız pek çok kıyafet ve ayakkabı daha bir kaç ay giydikten ve yıkadıktan sonra ya renk atıyor, ya bir yeri sökülüyor ve kullanılamaz hale geliyor. Hızlı moda akımıyla dayanımı yüksek kıyafete ulaşmakta artık oldukça zor bir hale geldi denilebilir.

Giyisilerin İmha Edilmesi Sorunu

Giysilerin üretilme hızı bu kadar fazla olunca imha edilmesi gereken kıyafetlerinde sayısıda aynı hızla ilerlemesi anlamına geliyor. Yapılan araştırmalara göre Dünyada her yıl 100 milyar yeni kıyafet üretiliyor ve 92 milyon ton kıyafet her yıl çöğe gidiyor, yeni üretilen kıyafetlerin %60’ı plastik içeriyor. Ve buda her yıl 42 milyon tonluk plastik atığının oluşmasına sebep oluyor. Yeni üretilen kıyafetlerin ise sadece %1’i geri dönüştürülmüş kıyafetlerden üretiliyor.

İşçileri sömürmek

Hızlı modanın çevresel maliyetinin yanı sıra, insani bir maliyeti de var. Giyim sektöründe en alt tabakada yer alan çiftçiler, tekstil işçileri temel insani hakları olmadan ve inanılmaz düşük ücretler karşılığında çalılşıyorlar. Ayrıca bu alanda çalışan pek çok işçi, toksik kimyasalara istemeseler dahi maruz kalıyorlar. Tam bu konuyla alakalı olarakta 2015 yılında “The True Cost” adında bir belgesel yayınlandı, eğer göz atmak isterseniz bu belgeselin linkinide sizler için bıraktım.

Hayvanlara zarar vermek

Hızlı modadan sadece insanlar ve doğa değil hayvanlarda çok büyük zarar görüyorlar. Vahşi doğada yaşayan pek çok hayvan, su yollarına salınan toksik boyalar yüzünden hayatlarını kaybediyor ve temiz su kaynaklarına ulaşamıyorlar. Deri, kürk ve yün gibi hayvansal ürünler doğrudan modada kullanıldığında bu hayvanların nesilleri riske atılmış oluyor. Hayvansal Kürk üretimine pek çok kısıtlama getirilsede, giyim sektörü çoğunlukla 3.dünya ülkelerinde gerçekleştiğinden dolayı bu kuralların pek çoğu bu ülkelerde kabul görmüyor.

Biz Ne yapabiliriz?

Daha az Satın Al

Peki teksil sektörü tüm insanlığa, doğaya ve hayvanlara bu kadar zarar verirken bizler, bir birey olarak neler yapabiliriz? İngiliz tasarımcı Vivienne Westwood bu konuyla ilgili şöyle söylüyor;

“buy less, choose well, make it last.” bunuda türkçeleştirecek olursak “Daha az satın al, iyi seçim yap ve uzun süre dayanmasını sağla” diyebiliriz. En sürdürülebilir giyisi, halihazırda dolabınızda olan giyisidir; bu nedenle sık sık, giymeyeceğiniz kıyafetleri satın almaktan kaçınırsanız bu atılacak en güzel adım olacaktır.

İkinci El Kıyafet Al

İkinci El kıyafetler pek çok insan tarafından hoş karşılanmasada aslında pek çok büyük firmanın ürettiği ürünler bu hızlı moda anlayışından dolayı hemen ikinci el kıyafete dönüşebiliyorlar. Size olmayan veya daha fazla giymek istemediğiniz kıyafetleride böyle ikinci el dükkanlara satabilirsiniz. Ben her sene giymediğim bir kıyafet olursa gidip böyle yerlere şahsen veriyorum. Ayrıca kıyafetlerinizin kusurlarından dolayı kıyafetlerinizi direk çöpe atmayın, bunun yerine evsizlere kıyafet yardımında bulunan kuruluşlara bu kıyafetleri ulaştırabilirsiniz.

Sürdürülebilir Markaları Seç

Yeni bir kıyafet alacağımız zaman çoğumuz satın aldığımız markaların sürdürülebilir bir marka olup olmadığına dikkat etmiyoruz. Bu markaların pek çoğu hızlı moda markalarına göre daha dayanıklı malzemelerden yapılıyor ve imha edilmesi gerektiğinde de doğada kolaylıkla çözülebiliyorlar. Türkiyede ki sürdürülebilir moda firmalarının ve Dünya genelinde yer alan sürdürebilir kıyafet markalarının linklerini ben sizler için bıraktım.

Pek çok hızlı moda kumaşı fosil yakıt bazlı maddelerden üretiliyor. Naylon, polyester, akrilik ve spandeks gibi sentetik kumaşlar içeren yeni kıyafetleri mümkün olduğunca tercih etmemeye çalışmak en mantıklı adım olacaktır.

Eski kyıafetleri Değerlendir

Eski kıyafetlerinizde çok fazla hasar almış veya eskimiş olanları varsa bunları atmak yerine başka bir şeye dönüştürebilirsiniz. Belki pek çoğumuz aklına eski tişörtlerden hemen bir yer bezi yapma fikri gelsede, eski kıyafetlere yapabileceğiniz 17 değişik tasarımı anlatan harika bir videoyu izleyince bu konuya bakışım tamamen değişti diyebilirim.

Son Söz

Bu bölümde hızlı moda akımının ne gibi yan etkileri hayatımıza getirdiğini ve buna karşın neler yapılabileceğini inceledik.

Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.


Join 47 other subscribers

Referanslar

Rauturier, S. (2023, August 7). What is fast fashion and why is it so bad?. Good On You. https://goodonyou.eco/what-is-fast-fashion/

5 tips to reduce clothing waste. Environmental Action. (2021, February 19). https://bit.ly/3QLJEvg

Cardona, A. (2023, February 26). Why is fast fashion bad? here’s what you need to know. Eco. https://www.eco-stylist.com/why-is-fast-fashion-bad/

One-Time
Monthly
Yearly

Tek seferlik destekte bulunun

Aylık olarak destekte bulunun

Yıllık olarak destekte bulunun

Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir

$1.00
$5.00
$10.00
$5.00
$10.00
$15.00
$50.00
$100.00
$150.00

Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz

$

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Destekte BulunDestekte BulunDestekte Bulun

Tüm Bölümlere Anında Ulaşın

Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :

Leave a Comment