Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Çalıştığımız iş yerlerinde bize göre daha üst mertebede yer alan bireyler bazen olmadık davranışlar ile bizlerden fayda sağlamaya veya kullanmaya çalışabiliyorlar. Peki patronunuzun ne kadar iyi veya ne kadar kötü olduğu ile alakalı bir değerlendirme yapsaydınız, bu değerlendirmeye hangi kriterler girerdi? İsterseniz daha fazla beklemeden buyrun hemen konunun detaylarına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.
Entrepreuner dergisi iş yerlerinde pek çok kişinin en çok sorun yaşadığı konulardan biri olan patronların, çalışanlara olan yaklaşımları ve davranışları ile alakalı bir araştırma yapmış. Bende bu dergiyi severek takip eden biri olarak bu konu benimde oldukça ilgimi çekti ve bu konuyu yayına taşımaya karar verdim. Bu makalede çalışanlar “kötü patron” olarak tanımladıkları kişileri 6 farklı kategoride listelemişler. Gelin isterseniz bu kategorilere tek tek göz atalım.
Öfkeli patron

İnsanların en çok şikayetçi olduğu patron tipi; çok çabuk öfkelenene patronlarmış. Çalışanlarına sesini yükselten ve kaba hareketlerde bulunan patronlar kötü patronlar kriterine direk olarak giriyorlar. Bu öfke sadece sözlü olarak değil, bir çalışana gelen emaili bu kişiye danışmadan direk olarak kendi cevaplayan, her şeyi kendi kontrolünde tutmaya çalışan ve çalışanlarına güvenmeyen patronlar bu kategoride direk olarak başı çekiyorlar. Çok ufak olaylara dahi hemen sinirlenen, çeşitli hakaretlerde bulunan ve çalışanlara saygısız davranan patronlar, çalışanlar için en kötü patronlar listesinin başında yer alıyormuş.
Sürekli İş Yükleyen Patron

Çalışanlar arasında en rahatsız edici olarak gözüken bir diğer kötü patron özelliği ise çalışanın sorumluluğu altında olmayan işleri çalışana görev olarak atayan patron türüymüş. Özelikle bu işleri en başlarda bir rica üzerine isteyip ardından bu sorumlulukları sanki o çalışanın rütun işiymiş gibi davranan patron türü yine kötü patron sınıfa otomatik olarak giriyormuş.
Çalışanlar kendi sorumlulukları dışındaki işlerin araya sıkıştırılmasından nefret ediyor ve bir üst mertebeden böyle bir görev verildiği için yinede bunu gerçekleştirseler dahi, bir daha bu kişiyle çalışmak veya başka bir projede yer almak istemiyorlarmış.
Tatil Dinlemeyen Patron

Kötü patronlar listesinde yer alan patronlar genellikle çalışanlarının 7/24 görev başında olması beklediklerinden dolayı bayram, seyran, gece veya gündüz dinlemeden çalışanlarına ulaşıp iş hakkında konuşuyor, email atmaya, mesaj yollamaya ve telefon çağrılarına devam ediyorlarmış.
Bu patron tipide pek çok insan tarafından “evlerden ırak” patron tipi olarak değerlendiriliyormuş. İş-yaşam dengesine saygısı olmayan patronlar, sağlıklı bir çalışma ortamının oluşmasının önüne geçiyorlar. En nihayetinden çalışanlar daha huzurlu ve mutlu hissettikleri bir ortama sahip olduklarında daha üretken ve performanslı çalışabiliyorlar.
Sürekli Bir Ara Bakarız diyen Patron

Çalışanların sevmediği bir diğer patron türü ise sürekli olarak “bir ara buna bakarız” deyip o işe bir daha dönüp bakmayan patronlarmış. Çalışanlardan gelen talepleri ve sorunları es geçen ve bu tür konularda geri dönüş kolay kolay vermeyen patronlar yine kötü patronlar kümesinde yer alıyorlar.
Çalışanların pek çoğu iş yerinde beraber çalıştıkları kişilerden kendi düşünceleri ile alakalı geri dönüşleri oldukça değerli buluyor ve lider pozisyonunda ki kişilerden olumlu yada olumsuz bir yanıt bekliyorlarmış. Bu tür beklentileri karşılayamayan patronlar ise çalışanların, değersiz hissetmesine ve şirket içerisinde çok fazla bir söz hakkına sahip olmadıklarına inanmalarına sebep oluyormuş.
Her Şeyi Bilen Patron

Listemizin devamında her şeyi ben bilirim diyen patron tipi geliyor. Hiç bir işi beğenmeyen, sürekli herkesin yaptığı işe müdahale etmek isteyen patronlarda, çalışanlar tarafından sevilmeyen patron kategorisinde yer alıyorlar. Her konuda kendisine danışılmasını isteyen ve kendi haberi olmadan hiç bir işin gerçekleşmesinden haz etmeyen patronlarda çalışanların güvenlerinin daha çabuk kırılmasına ve yaptıkları işlerde daha verimsiz olmalarına sebep oluyorlarmış.
Birde sürekli olarak her konuda bir kişinin onayını beklemek işlerin çok daha uzun sürede gerçekleşmesine ve çoğunlukla geç teslim edilmesine neden oluyor. Bu yüzden “her şeyin en iyisini ben bilirim, bana sormadan bir iş yapmayın” diyen patronlarda sevilmeyen patronlar kategorisinde yer alıyorlar.
Çalışanları takdir etmeyen Patron

Çalışanlarını takdir etmeyen ve yeri geldiğinde başarılarından bahsetmeyen patronlarda yine sevilmeyen patron kategorisinde yer alıyorlar. İnsan, doğası gereği başarılarının karşısındaki kişiler tarafından takdir edilmesini bekleyen bir canlıdır. Ve çok fazla emek harcanıp ortaya çıkarılan bir iş patron tarafından hiç bir takdir görmez veya hiç bir övgü almaz ise bu çalışanın motivasyonun kırılmasına ve işteki performansının çok daha düşük seviyelerde olmasına sebep oluyormuş.
Halbuki “emeğin için teşekkürler” veya “gerçekten güzel bir iş çıkardın” demek Dünyada ki en kolay şeylerden biri olsada, bazı patronlar böyle kelimeleri hafızalarından çıkardıklarından dolayı pek çok çalışan bu tür patronu kötü patron veya çalışılmayacak patron kategorisine hemen sürüklüyor.
Siz iyi mi yoksa kötü mü bir patron musunuz?

Pek çok insan iyi bir lider denilince kafasında belirli şeyleri hemen canlandırsada böyle ufak detayları atlamak, iyi bir lider olmanın önüne kolaylıkla geçebiliyor. Yapılan başka bir araştırmada iyi bir lider olmanın bir süreç aldığı ve Dünyanın tanıdığı en iyi liderlerin sürekli olarak öğrendiği, kendini geliştirdiği, kendini ve çevresini sürekli olarak analiz ettiği keşfedilmiş.
Bu işin zor kısmı ise pek çok lider, kendisine liderlik eden kişilerin yolunu izleyerek iyi bir lider olmaya çalıştığında “kötü patron” olarak adlandırdığımız çok sayıda kişinin türemesine bu sebep oluyor. Çalışanlarına gereken saygıyı ve takdiri göstermeyen yöneticiler ne kadar sert olurlarsa o kadar daha sözü dinlenen ve etkili bir lider olacaklarını düşünselerde bu tam tersi bir etki yaratıyor. Çoğu bireyin liderlik anlayışında, saygıyı sadece etkilemek istenilen kişiye gösterilmesi gerek bir değer olarak algılansada, Virgin Group’un kurucusu Richard Branson’a göre “saygıyı sadece etkilemek istediğiniz değil, çevrenizde ki her kişiye gösterebildiğinizde iyi bir lider olursunuz” diyor.
Çalışanlarına saygı duyan, onların düşüncelerine değer veren, çalışanlarının huzuruna ve başarısına gerçekten gerekli önemi veren ne kadar çok lidere sahip olursak, o kadar başarılı şirketlere, daha mutlu bireylere ve daha mutlu toplumlara sahip olabiliriz diye düşünüyorum.
Son Söz
Bugünkü konuyu toparlayacak olursak; bu bölümde bir patronu daha doğrusu bir lideri iyi ve kötü yapabilecek değerleri beraber inceledik.
Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
Referanslar
Thompson, J. (2023, October 20). Top signs that you’re A bad boss. Business News Daily. https://www.businessnewsdaily.com/11277-signs-bad-boss.html
Tüm Bölümlere Anında Ulaşın
Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :