Küçük işletmelerin çoğu neden batıyor?

Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Açılan küçük işletmelerin pek çoğu, çok kısa süre içerisinde iflas bayrağını çekiyor. Peki, çoğu küçük işletmenin başarısız olmasının arka planında ne gibi sorunlar var? İsterseniz daha fazla beklemeden buyrun hemen konunun detaylarına geçelim.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.

Severek okuduğum kitaplardan biri olan Michael E. Gerber tarafıdan yazılmış olan The E-myth yani “entrepreneur myth” bunuda türkçeleştirecek olursak girişimci efsaneleri veya mitleri diyebiliriz. Bu kitap pek çok küçük işletmenin neden dolayı başarısız olduğunu inceliyor. Uzun süredir yayına taşımak istediğim kitaplardan birisiydi bu. Kitabın beğendiğim ve beğenmediğim yönleri oldu. Fakat bunuda yayının sonunda sizlerle paylaşıcam, öncelikle gelin bir örnek ile başlangıç yapalım.

Sizde benim gibi hep kendi işinizi kurmak isteyen biriyseniz, muhtemelen kafanızda kendi kuracağınız işleri dur durak bilmeden planlıyorsunuzdur. Ve gün gelip bu hayali hayata geçirmeye karar verdiğinizde ise pek çok girişimcinin karşılaştıkları zorluklar ile sizde karşılaşacaksınızdır.

İş Yeri Açmak ve Çalışan Bulmak

Diyelim ki harika bir web tasarımcısısınız ve çalıştığınız firmada yaptığınız işin tam karşılığını alamadığınızı düşünüyorsunuz ve gidip kendi iş yerinizi açmaya karar verdiniz. Daha önceden birlikte çalıştığınız bir kaç müşteri, size bazı işleri getirmeyi başardı. Günde 14 saat aralıksız olarak web tasarım yapıyorsunuz ve maaşınızın çok daha üstünde gelir elde etmeye başladınız.

Bir rüyanın içinde gibi büyük ihtimalle hissediyorsunuz. Fakat, yeni işler geldikçe daha uzun saatler çalışmaya başladınız eve sadece uyumaya gidip uykunuzu dahi alamadan işe geri dönüyorsunuz.

Bu işin böyle gitmeyeceğini anlayıp birilerini işe almaya karar verdiniz. Başka bir firmada yıllarca web tasarım işi yapmış birini işe aldınız. Ancak pazarlama ve finans işleri içinde birilerine ihtiyacınız var. Günlerce, hatta haftalarca adaylarla görüşüp en fazla tecrübesi olan insanlar arasında doğru olduğunu düşündüğünüz kişileri işe aldınız.

Artık günde 14 saat çalışmak zorunda değilsiniz. Sizin için bazı iş kalemlerini halleden çalışanlarınız var her şey tıkırında ilerliyor. Fakat bir kaç ay sonra işe aldığınız web tasarımcısı tüm işleri bir birine karıştırmış, yanlış ürünleri teslim etmiş. Pazarlamacınız ayrılan bütçenin üzerine çıkmış, finans departmanı ise ayrı karışmış. Her şey harika giderken nasıl oldu da bir anda insan kendini böyle bir durumun içerisinde bulabilir diye sormaya başladınız. Ve tekrardan bütün işleri tek başınıza üstlenmek zorunda kaldınız.

En Büyük Sorun

Micheal Gerber’e göre burdaki ve çoğu küçük işletmedeki en büyük sorun açılan işletmelerdeki her sorumluluğun bir bireye dayanmasından kaynaklanıyor. Bunun yerine siz olmadan çalışabilen bir sisteme sahip olabilirseniz ve bu sistemin içerisindeki çalışan değil bu sistemdeki kuralları ve işleyişi inşa etmek için çalışırsanız, ancak bu şekilde işletmeniz başarılı bir iş modeline sahip olabilir.

Kurduğunuz işletme, eğer siz olmadan çalışamıyor ise siz bir işletmeye değil sadece yeni bir işe sahip olmuş oluyorsunuz. Ve bu işte Dünyada hiç kimsenin sahip olmak istemediği bir iş. —Michael E. Gerber

Başka bir örnekle bunu açıklayacak olursak; kahve konusunda bir ömür harcamış biriyseniz ve gidip kendi kahve dükkanınızı açmak istiyorsanız. Açtığınız kahve dükkanında sabahtan akşama çalışıp en iyi kahveyi yapmaya çalışmak bir gün gelip sizi bunaltacak ve bu işi yapmaktan sizi vazgeçirecektir.

Ancak kahve üzerine çok fazla tecrübesi olan bir girişimci iseniz en iyi kahveyi yapacak tüm kuralları A’dan Z’ye bulup, siz işin içine hiç dahil olmadan bunu üretebilecek sisteme sahip olmak burdaki ana amacınız olmalıdır. Bu sayede diğer şubeleri açmaya ve sahip olduğunuz sistemi kopyalamaya devam edebilirsiniz.

Sistem Nasıl İnşa Edilir?

Peki, içerisine siz hiç dahil olmadan çalışacak bir sistem nasıl inşa edilir. Burda da sorulması gereken ilk soru; açtığınız işletmenin 5 yıl sonra nerede olacağını belirlemekten geçiyor. İlk olarak her bir iş pozisyonunu sizin çok iyi anlamanız ve bu pozisyonlardaki 3 temel maddeyi çok iyi anlamanız gerekiyor; Sorumluluk, Standartlar ve İşlemler. Her bir iş pozisyonu için bu 3 ana maddeyi çok iyi belirledikten sonra işe alacağınız hiç bir vasfı olmayan biri bu görevleri rahatlıkla yerine getirebiliyor ve bu kişi, işten bir anda ayrılsa dahi yerine gelen kişi, kolaylıkla bu görevi üstlenebiliyor ise sistemi doğru inşa etmişsiniz demektir.

Mcdonalds bunun için harika bir örnek diyebiliriz. Çünkü Mcdonalds’ın Dünyadaki hangi şubesine giderseniz gidin her aşamanın nasıl uygulanacağı, çalışanların hangi kuralları takip edeceği, kullanılan malzemelerin hangi standartta olacağı çok iyi şekilde belirlenmiş durumdadır.

Halbuki, on binlerce farklı birey bu işletme için çalışıyor olsada ortaya çıkan ürün sürekli olarak aynı olmayı başarabiliyor.

İkinci adım olarakta eğer bu sistemin herkes tarafından rahatlıkla takip edilebilir olmasını istiyorsanız, tüm aşamaları en ince detayına kadar açıklayan ve anlatan bir “Company Operation Manual” yani bunu türkçeleştirirsek “Şirket İşleyiş Kullanım Kılavuzuna” sahip olmanız gerekiyor. En başarılı kılavuz ise siz bu hayattan ayrıldıktan sonra dahi işlemeye devam edebilen kılavuz olmalıdır şeklinde yazar bunu açıklıyordu.

Franchising Game

Yazar bu sisteme Franchising Game, yani bayilik oyunu ismini vermiş. Ve buradaki sistemi yaratırken sistemin 5 ana özelliğinin şu şekilde olması gerektiğinden bahsediyor;

  1. Sistem, müşterilere, çalışanlara, tedarikçilere ve yatırımcılara tutarlı ve tahmin edilebilir bir hizmet sunacak.
  2. Sistem, mümkün olan en düşük beceri seviyesine sahip kişiler tarafından çalıştırılabilecek.
  3. Sistem her alanda kusursuz bir düzeni sağlayacak.
  4. Sistemdeki tüm çalışmalar İşletme Kullanım Kılavuzunda çok detaylı şekilde yer alacak.
  5. Sistemde tek tip bir renk, kıyafet ve tesis kodu kullanılacak.

Yazarın kitapta bahsettiği bir konu benim oldukça ilgimi de çekti. Bir bölümde, bir iş yerinde nasıl yenilik yapılabilir konusundan bahsediyordu ve çoğu mağaza çalışananın içeriye giren müşteriye sorduğu bir sorunun acilen değişmesi gerektiğinden bahsediliyordu. Bu soruda “yardımcı olabileceğim bir şey var mı?” her seferinde müşteriler bu soruya “teşekkür ederim sadece bakınıyorum” diyerek cevap veriyor ve konuşma sonlanıyor. Halbuki “buraya daha önce geldiniz mi?” gibi bir soru yöneltilse gelen cevaba göre “yeni müşterilere özel şu ürünlerde indirimimiz var” veya “daha önce bizden alışveriş yapmış olan müşterilerimize; şöyle özel bir kampanya yapıyoruz” gibi yanıtlar verilse çok daha başarılı sonuçlar alınabilir.

Bu franchising game denilen olayı çok başarılı uygulayan firmalar var, örneğin starbucks’ta tam olarak bu oyunda oldukça başarılı olan bir firma. Starbucks Dünyadaki en iyi kahveyi yapmamasına rağmen, Dünyanın hangi köşesine giderseniz gidin nasıl bir lezzete sahip olan kahveyi alacağınızı bildiğiniz için Starbucks’ı tercih edersiniz.

Keza Mcdonalds ve Burger King’te öyledir, herkes bu firmalardan çok daha iyi hamburgeri yapabilir ancak insanlar, en iyi hamburgeri almak için değil kurulmuş olan sistemden aynı ürünü, aynı lezzette ve bildikleri fiyat aralığında alacaklarından dolayı burayı tercih ederler. Bu firmalar en iyi ürünü satmasalar dahi kurdukları sistemlerin çok başarılı ilerlemesi ve yaygınlaşması sayesinde bu oyunda lider olmayı başardılar.

Sistem kurabilmek ile alakalı Türkiyede benim severek takip ettiğim isimlerden biride Edelkrone’nun kurucusu Kadir Köymendir. Bir ara podcastte yapıyorlardı bu konularla alakalı ancak devamı gelmedi. Başka bir şey adlı Youtube kanalı ile bu firmayı ve Kadir Köymeni tanımıştım.

Beğenmediğim Bölümler

Konuyu toparlayacak olursak, şahsen The e-myth kitabı benim beğendiğim kitaplardan biri oldu. Fakat böyle iş ve kariyer ile alakalı kitaplarda benim sürekli karşıma çıkan ve beğenmediğim bir olay burda da karşıma çıktı. Bu tarz kitapların sonunda sürekli olarak kendi firmalarından, kendi hizmetlerinden bahsetmeleri ve bizden danışmanlık alın, ürün alın gibi bölümlerin olmasını; ben çok can sıkıcı ve yanlış buluyorum.

Mesela LinkedIn’in kurucusunun yazdığı “The start up of you” kitabıda çok güzel bir kitaptı ama her iki sayfada bir LinkedIn şöyle iyi, böyle güzel, LinkedIn sayfanızı güncellemeyi unutmayın gibi sürekli kendi işlerinin reklamlarının yapılması biraz can sıkıcıydı. Başka bir yayında kullandığım kitaplardan biri olan “Creativity Inc.” kitabıda Pixar firmasının kurucusu tarafından yazılmıştı ve Pixarı öve öve bitirememişlerdi.

Son Söz

The e-myth kitabında ise her işin franchising sistemine, yani bayilik sistemine uyarlanması gerektiği yoksa başarısız olacağı yaklaşımıda biraz dar bir yaklaşım olmuş diye ben değerlendirdim. Fakat her işin bir sistemle ilerlemesi gerektiği kısmınada katıldım. Ancak bu kitabın ilk yayınlama tarihinin de 1986 olduğu düşünülünce bazı yaklaşımlarının o yıllara göre ortaya çıktığınıda unutmamak gerekli. Bu kitabın en son düzenlemesi ise 1995 yılında The E-Myth Revisited adıyla yapıldı.

Bu bölümde çoğu küçük işletmeyi başarısızlığa götüren etkenleri the e-myth kitabı üzerinden inceledik.

Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.

Referanslar

Gerber, M. E. (2017). The E-myth revisited: Why most small businesses don’t work and what to do about it. HarperCollins e-books.

Join 47 other subscribers

One-Time
Monthly
Yearly

Tek seferlik destekte bulunun

Aylık olarak destekte bulunun

Yıllık olarak destekte bulunun

Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir

$1.00
$5.00
$10.00
$5.00
$10.00
$15.00
$50.00
$100.00
$150.00

Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz

$

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Destekte BulunDestekte BulunDestekte Bulun

Tüm Bölümlere Anında Ulaşın

Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :

Leave a Comment