Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoşgeldiniz. 1998 yılında Dünya kupası tüm Dünyada en fazla izlenen Dünya kupalarından biri oldu, peki o günlerden sonra Dünya kupasına olan ilgi neden çok fazla oranda azaldı? İsterseniz daha fazla beklemeden buyrun hemen konunun detaylarına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.
Geçenlerde Netflix’te yayınlanan David Beckham belgeselini izledim. Açıkçası ben çok büyük bir futbol hayranı değilim ancak bu belgesel benim ilgimi çekti. 4 bölümden oluşan bu belgeselde; David Beckham’ın futbol kariyeri, ilişkileri ve elde ettiği başarı ve başarısızlıklardan bahsediliyor. Ancak ben bu yayında ne Beckam’ın futbol kariyerinden ne de onun elde ettiği başarılardan bahsediceğim.
1998 yılında Medya

1998 yılında Dünya kupasının oynandığı dönemden pek çok görsel içeriği bu belgeselde görüyorsunuz. O yıllarda Dünya kupası, o dönemin gerçektende en önemli etkinliği idi. Benimde şahsen tecrübelediğim şeylerden biri 1998 yılında Dünya kupası oynandığında sadece Türkiye değil Dünyanın dört bir yanından insanlar bu etkinliği izlemişti. Ve ben o sıralarda ilk okula gidiyordum, Türkiyede resmen o günlerde hayat durmuştu diyebilirim. A’dan Z’ye yaşlı, genç, çocuk demeden toplumun her kesiminden ve Dünyanın her bir tarafından insanlar bu etkinliği izledi. Peki Dünya kupası etkinliğinde değişen çok büyük bir şey olmamasına rağmen insanlar neden bu etkinliğe olan ilgilerini kaybettiler?
Teknolojinin Atağa Geçmesi
Bu sorunun cevabını bulabilmek için bir araştırma yapmaya başladım ve aynı olayın Eurovision şarkı yarışmasınında başına geldiğinden herkes bahsediyordu. Hem Eurovision hem de Dünya kupası artık ilgi görmeyen bir hale nasıl oldu da gelebildiler? Aslında tüm bu sorunların hepsi sadece bir yeri işaret ediyordu; oda teknolojinini ta kendisiydi. 1998 yılında, zengin fakir olmanız fark etmeksizin evinizde ulaşabileceğin tek eğlence kaynağı; sadece televizyondu. 80’li yıllarda televizyona ulaşmak herkes için mümkün değildi ama 90’lara gelindiğinde televizyon, evin demirbaşları listesine eklenmişti. İnternet yoktu, cep telefonu yoktu, sosyal medya diye bir şey henüz oluşmamıştı. Dünyadaki tüm insanların ortak olarak sahip olduğu tek eğlence kutusu; televizyondu.

O yıllarda da hatırlayanlar olacaktı şu an ki kadar dizi, film mevcut değildi ayrıca uydu antenleride henüz piyasaya çıkıyordu; o sıralar pek çok insan halk arasında kılçık anten diye hitap edilen antenleri kullanıyordu. Bundan dolayıda sadece bir kaç kanalı izleme şansınız vardı. Ben ilk okula gittiğim yıllarda biz sürekli TRT1 izlerdik ve gerçektende o dönemlerde yedi numara, koçum benim, kara şimşek gibi güzel diziler TRT’de çıkardı.
O dönemlerde tüm Dünyanın aynı anda bir etkinliği izleyebilmesi, tahmin edilemez derecede ilgi çekici bir olaydı. Brezilyanın bir köyündeki bir kişide bu maçı izlerken Türkiyeden herhangi biride aynı yayını izleyebiliyordu.
Şimdiki Renkli Hayatlarımız
O yüzden futbolla ilgilenen biri olsanızda olmasanızda sahip olduğunuz tek eğlence cihazında böylesine büyük bir olayı kaçırmak istemezdiniz. O zamanlar dev diye hitap edilen insan boyunda tüplü televizyonlar vardı ve onlardan bizim ilkokulumuzun spor salonuna kurulmuştu. Bütün öğretmenler, öğrenciler, okulun kantincisi, hademesi kim var ise nefeslerimizi tutup bu maçları izlemiştik.

Sertap Erenerin kazandığı eurovisyon şarkı yarışmasında da aslında aynı şey olmuştu. Ayda yılda bir olan böylesine büyük bir etkinliği kimse kaçırmak istememişti. Kaseti şimdi ileri saracak olursak, hayatımıza önce bilgisayarlar girdi, ardından internetin yaygınlaşması ile Dünyaya bakışımızı genişledi. Tuşlu telefonlar sadece iletişim kurmak için kullanılırken artık interneti cebimize sığdırabilir olduk. Bütün bunlara sahipken aslında bu cihazların ulaşabileceği içerikler hala çok limitliydi. 2010’lu yıllarda youtube’da müzik videolarından başka bir şey yoktu. İnternetten ödev hazırlamak ve bir şeyler öğrenmek oldukça zorluydu.
Ancak bir 10 yıl daha geçtikten sonra bu cihazların kullanımının zirve yapması ile artık kendimizi eğlendirmek, eğitmek, oyalamak ve güldürmek için milyonlarca farklı eğlence kutumuz oluştu. Ve en son Dünya kupasınında ki tek maçı dahi ben şahsen izlemedim. En son eurovision ne zaman yapıldı ve kim kazandı en ufak fikrim dahi yok.
Eğlence Kültürünün Evrimi
Artık insanların zamanını alı koyacak olan o kadar farklı içerikler ve alanlar var ki insan hangisine vakit ayıracağım diye şaşırıyor. Netflix’te sınırsız dizi ve fim, Instagramdaki sosyal yaşam, TikTok’taki komik videolar, Twitter aleminde ki haberler, Youtube’taki sonsuz alandaki kategoriler, Spotify’daki keşfedilecek müzikler, neredeyse on binlerce televizyon kanalında ki içerikler derken artık insanlar sadece kendinlerine en çok hitap eden, çok daha spesifik içerikleri izlemeye başladılar.

Gelişen internet algoritmaları ile de sizin neyden hoşlandığınızı anlayan bu akıllı sistemler artık sizin beğeneceğiniz içeriği, sizden daha iyi bilir hale geldi. Artık Dünya kupası veya eurovision şarkı yarışması gibi etkinlikler, elimizde hiç bir başka seçenek olmadığı için inanılmaz ilgi gördüler ve o dönemlerde herkesin dilindeki konular sadece bunlardan ibaretti.
Yeni Nesilin Teknoloji ile İmtihanı
Ancak ben bu araştırmayı yaparken çoğu yayında da değindiğim bir konu yeniden gündemime geldi; tüm bu olanaklar ve gelişmeler bizlere yarar mı yoksa zarar mı sağladı? Bu yayın yayınlandığında ben 33 yaşıma girmiş olacağım nasip olursa, benim çocukluk ve gençlik dönemimde böylesine imkanlar olmadığı için aslında kendimide çok şanslı buluyorum.

Şimdiki jenerasyon, böylesine eşsiz bir teknolijinin içerisine doğdukları için aslında şanslı olarak görülebilirler ancak tüm bu yenilikler ve teknolojiler madde bağımlılığı kadar güçlü bağımlılıkların erken yaşta oluşmasına sebep oluyor.
Tek eğlencemizin televizyon olduğu yıllarda derslere odaklanmak, dışarıda diğer çocuklar ile top oynamak, Dünya kupasını veya eurovizyonu izlemek gerçekten şu an ki hiç bir yerde bulamayacağınız kadar eğlenceliydi. Fakat şimdileri eğlence sektörünün inanılmaz genişlemesi ile dikkatimiz bir değil neredeyse bin yere bölünmüş durumda.
Tek kanallı günlere dönebilsek sanırım pek çoğumuz artık buna adapte olamaz, şu an sizin ilgimizi çeken alanda ki içeriklere anında hiç beklemeden ulaşabilmek o günlere göre kıyasla inanılmaz bir olanak. Ancak insan ister istemez bütün bu imkanların sadece olumsuz bazı şeyleride hayatımızda getirdiğini düşünmeden duramıyor.

Geçmişte benim gibi sadece televizyon ile büyüyen kişiler, belki bu sonu olmayan bu eğlence sektöründe belirli bir dozdan sonra dur demeyi daha kolay şekilde yapabilirken acaba yeni jenerasyon aynı algıyla bu işe yaklaşabilirler mi? Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Sizlerinde bu konu hakkında ki düşüncelerini duymak isterim, yorumlarınızı heyecanla bekliyorum.
Son Söz
Konuyu toparlayacak olursak, bugün David Beckham’ın ve daha ismini unutamayacağımız pek çok yıldız futbolcunun yer aldığı ’98 Fransa Dünya Kupasının nasıl olupta tüm Dünya tarafından izlenildiğini ve teknolojinin böyle etkinliklerin değerini nasıl ortadan kaldırdığını konuştuk.
Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
Tek seferlik destekte bulunun
Aylık olarak destekte bulunun
Yıllık olarak destekte bulunun
Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir
Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Destekte BulunDestekte BulunDestekte BulunTüm Bölümlere Anında Ulaşın
Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :