Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoşgeldiniz. Türkiye’de ve Dünyada bir enstrüman çalarak tanınmak her zaman zorlu bir yoldur. Bugün enstrümanlarını sürekli dinlediğimiz ama isimlerine çok dikkat etmediğimiz enstrümanistleri konuşacağız. İsterseniz daha fazla beklemeden buyrun hemen konunun detaylarına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.
Müzik benim için çocukluğumdan bu yana her zaman hayatımın bir parçasında yer almıştır. Müzik dinlediğimiz zaman aslında o 3-4 dakikalık süre içerisinde ne kadar fazla sayıda müzisyenin bir araya gelip bu parça için emek verdikleri bazen dikkatimizden kaçabiliyor. Çoğunlukla solistler bu işte en ön plana çıkar iken arka planda yer alan müzisyenler kolay kolay aynı ilgiyi ne yazık ki görmüyorlar.
Laço Tayfa

Benim türk müziğine ve enstrümanlarına olan ilgim ilk olarak 2002 yılında piyasaya çıkan Laço Tayfanın Hicaz Dolap albümü ile oldu. Ben o zamanlar henüz 12 yaşındaydım ve ailemden de pek çok kişi türk müziğine ve türk sanat müziğine ilgi duyarlardı. Ve hicaz dolap albümü bir CD ile piyasaya sürülmüştü. O zamanlar çoğu arabada CD çalar yoktu ancak yeni nesil araçlarda CD çalar özelliği vardı ve ailemizde sadece 1 kişinin arabasında bu CD çalar vardı ve ne zaman bir yere seyahat edecek olsak biz bu albümü ailecek dinlerdik.
Bu albümü ne zaman dinlesem klarnetin sesi beni benden alır ve o zamanlar bu klarneti kimin çaldığını henüz bilmiyordum ve internetinde henüz yeni yeni ilerlemeye başladığı o dönemlerde ufak bir araştırma ile klarneti çalan kişinin Hüsnü Şenlendirici olduğunu öğrendim. O gün bugündürde kendisi keyifle dinlemeye devam ediyorum.
Ve ben o dönemler Aydının Söke ilçesinde yaşadığımdan dolayı klarnet eğitimi veren kimseyi bulamadım hatta bu enstrümanı ancak Aydın, İzmir gibi büyük şehirlerdeki müzik mağazalarından satın alabiliyordunuz. Çünkü o dönemlerde ufak ilçelerde müzik mağazaları henüz yoktu. Bende üniversite eğitimi için İstanbula gittiğimde henüz 18 yaşımda iken beni böylesine derinden etkileyen bu enstrümanı öğrenmeye karar verdim ve ilk klarnetimi satın alıp klarnet derslerinin yolunu tuttum.

Bu esnada da türk müziğine ve türk enstrümanistlere olan ilgim giderek arttı. Hicaz dolap albümünde kanunu çalan Aytaç Doğan hemen ilgimi çekti ve kendisinin harika bir solo albümü var. Albümde Yıldız Tilbe parçalarını yorumladığı kısımlar insanı alıp başka diyarlara götürüyor cidden.
Laço tayfa sayesinde tanıdığım bateri denilince ilk akla gelen isimlerden biri Volkan Öktem’dir. Tarkan’ın neredeyse tüm albüm çalışmalarında ve konserlerinde kendisini görürsünüz. Büyük ihtimal Tarkanın Ölürüm Sana şarkısında kendisi dinlemişsinizdir.

Tarkan çalıştığı müzisyenleri inanılmaz özenle seçen biri ve bir müzisyen eğer Tarkan ile çalışıyorsa gerçekten işinin ehlidir. Keza bu listede bahsedeceğim daha pek çok müzisyen Tarkan ile birlikte çalışmış kişiler. Yine Laço Tayfa sayesinde tanıdığım bass gitarın efsane isimlerinden bir taneside Nurhat Şensesli’dir. Ben kendisini dinlemekten de inanılmaz keyif alıyorum, ayrıca kendisinin Türkiye’de çalışmadığı bir isimde neredeyse kalmamış diyebiliriz.
Saz

2007 yılında Taksim Trio ile Aytaç Doğan, Hüsnü Şenlendirici ve İsmail Tunçbilek bir araya gelerek Taksim Trio grubunu kurdular. İsmail Tunçbilekte sazı konuşturan isimlerden bir tanesidir. Saz demişken bahsetmeden geçemeyeceğiz bir kaç isim daha var tabiki.
O ses türkiyeden hatırlayacağınız Mustafa İpekçioğlu yine bu işin üstadlarındandır. Ve birde İbrahim Tatlısesin orkestrasında uzun yıllar yer almış olan “Motor Ali” lakabıyla tanınan Ali Yılmaz, kendisini Orhan Gencebay İle Bir Ömür albümünde Aşkımı Sakla şarkısının giriş kısmında ki saz bölümünden pek çok kişi hatırlayacaktır.
Ud

2005 yılında ise Organize İşler filmi piyasaya girmişti ve ben bu filmi sinemada seyrettim. Orada belki hatırlayanlar olacaktır. Galata köprüsünün üzerinde çekilen bir sahne vardı, Yılmaz Erdoğan ve Tolga Çeviğin konuştuğu o sahnede arka fonda bir ud çalıyordu ve ben o uda resmen bayıldım. Bir enstrüman aşığı olarak bu udu kimin çaldığını aradım ve sanırım Türkiyenin sahip olduğu en değerli ud üstadlarında biri olan Yıldıran Güz’ü bende bu sayede tanımış oldum. Kendisini araştırınca Tarkan, İbrahim Tatlıses, Muazzez Abacı, Orhan Gencebay, Müzeyyen Senar, Ata Demirer gibi isimlerle çalıştığını gördüm.

Müzeyyen Senar’ın bir albümünde hatta solo bir parçası dahi yer alıyor. Kendisini ayrıca Nil Karaibrahimgil’in XL parçasının klibinde harika bir ara saz çalarken görüyoruz. Nil Karaibrahimgil’de eğer fark ettiyseniz pop şarkı yapmasına rağmen şarkılarında sürekli olarak türk enstrümanlarını kullanmayı tercih ediyor ve bence bu da şarkılarına ayrı bir lezzet katıyor.
Örneğin akbaba şarkısının girişinde duyduğumuz darbuka gibi. Tekno müzik üreten Ömer Balıkta bu müzik türünün içerisine türk enstrümanlarını ekleyerek farklı lezzetleri bir araya getiren bir isim. Pray 4 Love ve All with Love bunlardan biri.
Fakat Yıldıran Güz, henüz 45 yaşında iken, 2020 yılında kalp krizinden ötürü vefat etti. Ancak oğlu Özdemir Güz babasının yolundan gitmeye devam ediyor ve Şarkılar Bizi Söyler programında udu çalıyor. Özdemir Güz’ün Hüsnü Şenlendirici ile icra ettiği harika bir parçayı da yine sizleri için bıraktım.
Gitar

Bahsetmek istediğim diğer bir enstrüman ise gitar; Türkiye’de gerçekten çok iyi gitaristler var ve hepsine burda yer vermem tabiki mümkün değil ancak İlter kurcala bu listede bahsetmeden geçemeyeceğim bir isim. Kendisi yine Türkiyede neredeyse A’dan Z’ye herkes ile çalışmış fakat gördüğüm kadarıyla çok az insan İlteri tanıyor. Yine bu alanda O Ses Türkiye’den tanıdığımız orkestra şefi ve gitarist Aydın Kara var. Cengiz Kurtoğlu, Hakan Altun ve Aydın Kara ayrılmayan üçlüler diyebiliriz. Sürekli olarak beraber harika işlere imza atıyorlar.
Nefesli Çalgılar
Klarnet

Amatör bir klarnetçi olarak nefesli çalgılara karşı ayrı bir ilgim oluştu. Bu yayında bahsettiğim çoğu müzisyeni tanımamı ve klarnete aşık olmamı sağlayan kişi Hüsnü Şenlendirici oldu ve tabiki diğer müzisyenleride araştırmaya başladım. Volkan Konakın orkestrasında sürekli olarak gördüğümüz Göksun Çavdar bu isimlerden biri, ayrıca İbrahim Tatlıses’in daimi klarnetçisi Kirpi lakabıyla tanınan Bülent Altınbaş klarnette bahsedilmeden geçilemeyecek bir isim.

İbrahim Tatlıses Pala Remzi klibinde Kirpiye de yer vermişti. Bu listede Serkan Çağrıdanda bahsetmeden geçemeyiz, ben kendisinin Mustafa Kandıralı hayattayken beraber sahne aldıkları özel bir etkinliğe katılıp canlı dinleme şansına sahip oldum. Mustafa Kandıralı bu saydığım isimlerin hiç biri henüz yok iken TRT’de bayram sabahları metal klarneti ile karşımıza çıkardı ve klarneti Türkiyeye ilk tanıtan isimlerden de bir tanesiydi.
Trombon & Zurna

Nefesli çalgılar tabiki sadece klarnetten ibaret değil ve trombon benim şahsen dinlemekten çok keyif aldığım bir diğer nefesli çalgı. Trombon üzerinde perde veya bir tuş olmadığı için çalması ve öğrenmesi oldukça zor bir enstrüman ancak Hasan Gözetlik bence bu işte gerçekten harikalar yaratıyor. Hasan Gözetlik deyince tanımamış olabilirsiniz ancak kendisi şu an Sakiler grubunun solisti ve Hüsnü Şenlendiricinin de akrabası.
Ben kendisi 10 yıl kadar önce TRT Müzikte icra ettiği Sezan Aksunun Keskin Bıçak şarkısının taksimi ile tanımıştım. Hatta bundanda bir 5 yıl önce internette gezinen kısa bir video klipte Taner Yarımdünya ile Yastayım şarkısını çalmışlardı ancak henüz ismen o dönem tanımıyordum. Şimdileri ise Sakiler grubuyla harika besteler ve şarkılara imza atmaya devam ediyor.

Trombon demişken Fatih Erkoç’ta inanılmaz güzel trombon çalar ve benim liseye yeni başladığım dönemlerde Beyaz Showda Emmioğlu şarkısını öğle güzel yorumladı ki parçaya apayrı bir lezzet kattı ve bu esnada da trombon çalarak şarkıya eşlik etti. Bu yaklaşık 16-17 sene önceydi ve Jazz Senfoni orkestrası ile beraber bu parçayı aynı formatta yeniden seslendirdiler. Bu kategoride son olarak bahsetmek istediğim isim Mesut Külahlı. Kendisi Zurnayı inanılmaz bir lezzetle çalıyor ve her türden müziği Zurnası ile icra ediyor.
Keman

Nefesli çalgılardan sonra yaylı çalgılardan kemanda benim dinlemekten en çok keyif aldığım enstrümanlardan bir tanesi. Bu kategoride ilk olarak bahsetmek istediğim kişi Samim Sakaryalı. Kendisi İbrahim Tatlısesin kemancısı olan Murat Sakaryalının oğlu ve Samim Sakaryalıyı Cengiz Kurtoğlunun neredeyse bütün projelerinde görüyoruz. Samim Sakaryalı henüz çocuk iken İbo Show’a babasının yanında çıkıp keman ara sazını çalıyor ve İbrahim Tatlıses babasından dahi keyifli çaldığından bu yayında bahsediyor.

Kemanın Türkiyede usta isimlerinden bir diğeri ise Baki Kemancı ve Sendur Güzelel’dir. İkiside İbrahim Tatlıses ile yıllarca çalışmıştır. Baki Kemancı şu an “Şarkılar Bizi Söylerde” orkestra şefi olarak karşımıza çıkıyor. Sendur Güzelel ise İbo Show’da enstrümanını konuşturmaya devam ediyor. Bu isimlerdende önceye gidersek Mustafa Sayan kemanın şahlarından bir tanesidir ve kemanla uğraşıp kendisini tanımayan hiç kimse yoktur.
Vurmalı Çalgılar

Vurmalı çalgılarda da aslında harika isimler var fakat bu yayına tabiki yine hepsini sığdıramam. Demet Akalının davulcusu Cem Bergamalı benim dinlemekten en çok keyif aldığım enstrümanistlerden biri. Tarkanın Bu şarkılarda Olmasa adlı parçasının giriş bölümünde çalan bir darbuka var ve bu darbuka şarkıyı alıp ayrı bir yere taşımış. Bu kişiyi araştırmaya başlayıncada Cengiz Ercümer’i keşfettim.
Akordiyon

Son olarak bahsetmek istediğim enstrüman ise Akordiyon. Akordiyon denilince ilk akla gelen isim Ciguli olur. Kendine has tavırları, dansları ile herkes Ciguliyi hatırlar ve aynı zamanda kendisini eşsiz bir akordiyonistir. Cigulinin aslında hayatı oldukça zorlu geçmiş ve ben kendisi hakkında yapılan bir belgesi geçenlerde izledim. Bir müzisyenin hayatının aslında gerçekte ne kadar zor olduğunu Ciguli çok çarpıcı şekilde bu belgeselde anlatmış. Kendisi 2014 yılında hayatını kaybetti ve sanırım onunla beraber bu enstrümana olan ilgide öldü.
Son Söz
Konuyu toparlayacak olursak, bir enstrümanist olarak tanınmak cidden Dünyanın her yerinde oldukça zor. Ve keyifle dinlediğimiz eserlerin arka planında inanılmaz emekler vererek bu eserlerin ortaya çıkmasını sağlayan müzisyenlerin ne kadar değerli olduklarını ben bu yayında tekrardan hatırlatmak istedim.
Aslında listemde daha o kadar çok kişi var ki ancak hepsine bir yayında yer ayırmam mümkün olamadığı için ancak bir bölümü bu yayında bahsettim. Ve eminim ki benim haberdar olmadığım ama severek dinlediğim şarkılarda daha yüzlerce belki binlerce enstrümanist vardır. Umarım hiç kimseyi kıracak veya incitecek bir şey söylememişimdir. Sizlerde de iz bırakan müzisyenleri duymak isterim; o yüzden yorumlarınızı en kısa sürede bekliyorum.
Bu bölümde çok değerli enstrümanistlerimizi ve onların ne gibi işlere imza attıklarını konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
Tek seferlik destekte bulunun
Aylık olarak destekte bulunun
Yıllık olarak destekte bulunun
Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir
Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Destekte BulunDestekte BulunDestekte BulunTüm Bölümlere Anında Ulaşın
Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :