Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün satın alacağımız bir ürünü ne zaman ve hangi şartlarda almanın mantıklı olacağını konuşacağız. İsterseniz buyrun hemen yayına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.
Bir ürün alacağınız zaman o ürüne bir bütçe ayırıp daha sonra o bütçenin üzerinde olan ürünü satın aldığınız sıklıkla oluyordur. Çünkü ödediğimizin paranın karşılığında bize en çok faydayı sağlayacak olan ürünü almak isteriz. Fakat bu hissiyatımız acaba her zaman bizim en doğru ürünü almamızı sağlıyor mu yoksa gereksiz yere harcama yapmamıza mı neden oluyor? Bunu aslında daha iyi analiz edebilmek için farklı kategorilerde bu konuyu ele almamız gerekli. İlk olarak gelin “Para Biriktirme Kategorisi” ile başlayalım.
Para Biriktirmek
Para biriktirmek, özellikle şu an içerisinde bulunduğumuz ekonomilerde inanılmaz değerlidir ancak gelir düzeyi ister yüksek ister düşük olsun bunu ne yazık ki çoğu insan başaramıyor.

Halbuki, kriz zamanlarında nakit her zaman en büyük kraldır ve insana güvence verir. Hasta olduğunuzda yardımınıza koşacak ilk şey eşinizi dostunuz veya arkadaşınız olabilir ancak nakit paranız yoksa kendinizi yine çok zor durumda bulabilirsiniz.
Ev almak için ev kredisinden yararlanabilirsiniz ancak yeterli nakitiniz yoksa bu krediden dahi yararlanamazsınız. Özetle birikiminiz olmadan ne kredi çekebilir, ne sağlık problemlerinizin üstesinden gelebilir, ne de kendi işinizi kurabilirsiniz. Elinizde ki nakit miktarı geleceğinizde atmak istediğiniz pek çok adım için çok önemli bir etkene sahiptir fakat para biriktirebilme yetisi herkesin sahip olamadığı bir özelliktir.
Para biriktirmemizi engelleyen en büyük şey tam olarak nedir?
Canımızın sıkılması. Evet yanlış duymadınız canımızın sıkılması para harcamayı tetikleyen en temel güdüdür. Para kazanırız ve bu parayla kendimizi eğlendirmek isteriz; bazen dışarda yemek yiyerek, bazen kullandığımız elektroniklerin bir üst modellerini alarak bu sıkıntıyı geçirmeye çalışırız. Kendimize yeni bir oyuncak almak bize rahatlama ve mutluluk duygusu getirir. Sürekli olarakta daha iyisini alma ve hayat kalitesini bir üst kademeye çıkarma duygusu satın almayı daha da fazla tetikler.

Bütçenizi aşmayacak şekilde harcamalar yapmak aslında gayet mantıklıdır. Örneğin; tatile çıkmak, yeni bir kitap almak, sinemaya gitmek gibi aktiviteler hepimizin ihtiyacı olan şeylerdir. Herkesin aslında insani olarak bu tarz aktiviteleri hak eder ama maddi olarak hak edemeye bilir. Bir ürün alırken maddi olarak bütçenizin buna izin verip vermediğini anlamak için “iki kere satın alma methodu” kullanabileceğiniz en basit yöntemlerden bir tanesidir ve isterseniz gelin bu methodu daha yakından inceleyelim.
İki kez satın alamıyorsanız, satın almayın
Amerikada pek çok kişi bir televizyon alacağı zaman ortalama $750 ila $1000 arasında bir bütçe ayırıyor fakat bu kitlenin çok büyük bir bölümü $1000 üstünde bir satın alma yapıyor. $500 – $600’a da bir TV alabilecekken $2000-$3000 aralığına fark etmeden pek çok insan çıkıyor. Belki çok uzun süreler bu tarz elektronikleri kullanmayı planladığınız için biraz daha üst segmentlerde bir ürün almak istiyor olabilirsiniz.

Ancak $3000’lık bir televizyondan iki adet alabilecek bütçeniz yok ise bu satın alma sizin bütçenizin üzerinde demektir. Aslında pek çok kişi “almışken iyi bir şey alayım” düşüncesi yüzünden böyle harcamalar yapar halbuki CNET.com ‘un yaptığı araştırmaya göre 8k televizyonlar alanların 4k televizyon alanlara göre çok büyük farklılıklar elde etmiyorlarmış.
Buna rağmen pek çok insan sürekli olarak en üst segmentteki modelleri almaya çabalıyor. Aslında pek çoğumuzun sahip olduğu bu satın alma alışkanlığı bizlerin kendi kendine geliştirdiği bir yaklaşım değil, tam tersine pazarlama dehalarının müşteriler için oluşturduğu bir bilinçaltı taktiğinden ibaret.
Farkına Varmadığımız Bilinçaltı Satış Taktikleri
William Poundstone’un yazdığı Priceless: The Myth of Fair Value (Paha biçilemez: Gerçeğe Uygun Değer Efsanesi) kitabında firmaların piyasaya sürdükleri ürünlerin sayısına göre kazanç miktarları incelenmiş. Ve 3 farklı test ile firmaların ürün satışları şu şekilde incelenmiş;
1.Test
Eğer bir firma sadece giriş model ve premium (üst) model bir ürün çıkarırsa müşterilerin %80’i premium ürünü satın almışlar.
2.Test
Bu firma giriş modelindeki satışları arttırabilmek için giriş modelinin bir üst modelini tanıtmış böylelikle giriş modeli, orta seviye bir model ve premium model olmak üzere 3 adet ürünü piyasaya sunmuşlar. Bu seferde kullanıcıların %80’i orta seviye olan ürünü tercih etmiş. Firma premium üründeki kazancını kaybetmiş.
3.Test
Premium ürün daha fazla kazanç getirdiği için firma bu sefer giriş seviye, premium ve süper premium olarak 3 ürün tanıtmışlar. Müşterilerin %5’i giriş seviye modeli, %80’i premium modeli, %15’i de süper premium modeli satın almışlar.
Bu satış modeli ortaya çıktıktan sonra da neredeyse tüm firmalar bunu kendi pazarlama stratejilerine geçirdiler. Bunu en iyi yapanlardan biri de Apple firması.


Apple’ın iPad’i pazarlamak için oluşturduğu pazarlama taktikleri bu stratejiyi içeriyor. iPad’in en temel seviye modeli $330’a satılıyor ve kullanışlılık olarak %88 fayda sağlıyor. Eğer iPad Air alırsanız yaklaşık neredeyse iki katı fiyat farkı ödemeniz gerekirken sağladığı fayda sadece %7 oranında artıyor. En üst model olan iPad Pro 12.9” almak isterseniz giriş seviye iPad’in 3.5 katını ödemeniz gerekirken %12’lik bir kullanım farkı elde ediyorsunuz.
2023 yılı itibariyle de en çok satılan iPad modeli iPad Pro’nun giriş modelleri ve iPad Air olarak kayıt altına alınmış. Yani pek çok kullanıcı en alt modeli yeterli görmeyip en üst modelide lüks olarak değerlendirmiş. Bu sayede Apple en çok kazanç getiren modellerini daha fazla satabilmeyi başarmış.
Kendinizi şımartın ama kendinizi kandırmayın
Çok çalışıp kazandığınız para ile kendinizi ödüllendirmeyi tabiki de hak ediyorsunuz. Fakat, genelikle bizler gereksiz harcamaları dahi kafamızın içerisinde kolayca haklı çıkarabiliyoruz. “Bu kadar çalışıyorum bunu hak etmiyor muyum?” , “Şimdi almazsam ne zaman alacağım ki?” , “Benden değerli mi ki?” gibi yaklaşımlarla satın almayı çok hızlı şekilde haklı çıkartabiliyoruz.

Ama bu tarz yaklaşımlar tıpkı iPad örneğinde olduğu gibi ihtiyacınız dışında olan ve bir iki defa kullandıktan sonra tekrar kullanmayacağınız özelliklere sahip olmak için bütçenizin dışına çıkmayı sizi zorlar. Halbuki yapılan araştırmalara göre iPad kullanıcılarının %85’i pro olan özellikleri kullanmayıp sadece medya tüketimi amacıyla yani internette gezinmek, dizi film izlemek, oyun oynamak ve alışveriş yapmak gibi aktiviteler için bu cihazları kullanıyorlarmış.
Gerçekten ihtiyacım var mı?

Bazı eşyalara gerçekten ihtiyacımız var ancak bu eşyaların en üst modellerine çoğumuzun ihtiyacı yok. Aldığınız eşyaların sizin için bir yatırım mı yoksa sadece sizi geçici süre eğlendirmek için yapılan bir satın alım olup olmadığı sizden iyi kimse değerlendiremez. Bir bisiklet aldığınızda doğada daha fazla zaman geçirir daha aktif olur ve bunlardan dolayı psikolojik olarak daha iyi hissedersiniz. Yani bu sizin için, sağlınız için ve psikolojiniz için güzel bir yatırım olabilir. Ancak bir oyun konsolu aldığınızda yüzlerce saatinizi bu cihazların başında farkına varmadan harcarsınız ve sizi bir süre eğlendirmek dışında bir şey sağlamazlar. Bu tarz harcamalara çok iyi bir yatırım demek çokta doğru olmayacaktır.

GoPro bence bu alanda verilebilecek en güzel örneklerden biridir. Çoğu goPro kullanıcısı goPro’nun reklam filmlerine bakınca bu cihazları almaya karar verir. İlk defa bu aksiyon kamerasını satın aldıklarında inanılmaz videolar çekeceklerini düşünürler ve ilk bir kaç ay bütün aparatları yanlarında taşıyıp bir kaç video çekerler. Ancak ilerleyen zamanda çekmecenin bir köşesine bu kameralar atılır ve bir daha dokunulmaz. Çoğu insan sürekli olarak goPro’yu yanında taşımaz ve genellikle en rahat ulaşılabilir olan telefonu kullanmayı tercih eder.
Son Söz
Konuyu toparlayacak olursak, satın alacağınız ürünlerin eğer ki 2 katını karşılayacak bütçeye sahip değilseniz bu ürünler sizin bütçenizin kaldıramayacağı ürünlerdir. Ayrıca pek çok zaman aldığımız ürünlerin en üst versiyonlarına ihtiyaç duymayız sadece firmaların bizlerin bilinçaltını manipüle eden pazarlama taktiklerine düşeriz. Bir sonraki satın alacağınız üründe bu araştırmaları umarım tekrardan kendinize hatırlatırsınız.
Bu bölümde satın alma alışkanlıklarımızı ve firmaların bundan yararlanmak için ne gibi yöntemler kullandıklarını konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
Referanslar
Mavericks, J. (2022, July 28). If you can’t buy it twice, don’t buy it. Medium. https://entrepreneurshandbook.co/if-you-cant-buy-it-twice-don-t-buy-it-7925c97ca5a3
Mavericks, J. (2022a, May 26). This simple marketing trick made Apple billions. Medium. https://bettermarketing.pub/this-simple-marketing-trick-made-apple-billions-adafc1706e3e
Ellis, M. (2021, April 29). 85% of iPad users say it’s a consumption-only device. Mark Ellis Reviews. https://markellisreviews.com/85-of-ipad-users-say-its-a-consumption-only-device/
Potuck, M. (2022, December 26). Which iPad is Apple’s most popular for now? 9to5Mac. https://9to5mac.com/2022/12/26/ipad-pro-most-popular-tablet/
Tek seferlik destekte bulunun
Aylık olarak destekte bulunun
Yıllık olarak destekte bulunun
Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir
Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Destekte BulunDestekte BulunDestekte BulunTüm Bölümlere Anında Ulaşın
Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :