Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoşgeldiniz. Bugün, yaşımız ilerledikçe hayal gücümüzün neden önemli ölçüde azaldığını inceleyim istiyorum. İsterseniz buyrun hemen yayına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.

“Çocukça davranıyorsun” kelimesi genellikle saf veya olgunlaşmamış anlamına gelir. Birbimize karşı bu terimi kullandığımızda çoğunlukla olumsuz bir anlam ifade eder. Biri bize böyle bir şey dediği zaman çocukça davranmanın yanlış bir şey olduğunu düşünürüz ancak bu davranışı düzeltmeye çalışırken çocukça düşüncelerimizi de istemeden de olsa sileriz.

Eğer son zamanlarda bir çocuğun yaptığı resme bakma şansınız olduysa onların hayal gücünün inanılmaz olduğunu fark etmişsinizdir. Çünkü çocukların çizdiği resimlerde genellikle hiç bir limit olmaz, onlar için fiziksel kurallar önemli değildir ve çoğunlukla akıllarına ilk gelen şeyi resim kağıdına dökerler. Yetişkin bir birey ise sürekli olarak belirli kurallar çerçevesinde çizmek istediği şeyi oluşturur.

Pixar’ın kurucu ortaklarında Edwin Catmull’un yazdığı Creativity Inc (Yaratıcılık Firması) kitabında bir bölüm, tam olarak bu konuyu ele alıyor; ilkokul 2. ve 3. Sınıfa giden öğrencilerden sandalye fotoğrafı çizmeleri isteniyor. Ve aynı resmi orta okul 6. ve 7. sınıfa giden öğrencilerde çiziyor. Çizimler karşılaştırıldığında İlkokulda olan öğrencilerin çok daha yaratıcı çizimler yaptığı bulunuyor. Bunun olmasının da aslında en temel sebebi; orta okula giden çocuklarda sandalyenin belirli bir şekle sahip olduğu bilincinin yer almasıymış. İlkokula giden çocuklar ise kendilerine böyle kısıtlamalar koymaması onların daha yaratıcı olmaları sağlıyormuş.
Hayal gücü neden zayıflar ?

Yaşımız ilerledikçe hayal gücümüzde bu şekilde ki kısıtlamalarda artar. Aslında bu tıpkı vücudumuzda yer alan diğer organlar gibidir; çok kullanıldıkça güçlenirken az kullanılırsa zayıflar. Yani hayal gücümüzü yaşımız ilerledikçe, daha az kullanmaya başladığımız için giderek zayıflar ve merak duygumuzda ne yazık ki bundan olumsuz etkilenir. Hayal gücünün eksikliğinin en kötü yan etkisi merak duygusunun da azalmasıdır. Merak etmemeye başladıkça öğrenmeye olan ilgimiz de azalmaya başlar.
Yok mu Bunun Bir Çözümü?

Bunun en güzel çözümlerinden bir tanesi çocuklar ile daha fazla zaman geçirmektir. Çocuklar ile birlikte onların oynadığı oyunları oynamak, onlarla beraber resim yapmak, çocuk kitaplarında ki bulmacaları çözmek, onların bir zebrayı yada aslanı nasıl boyadığını görmek siz farkına dahi varmadan sizinde hayal gücünüzün açılmasını sağlar.
Çocuklarla zaman geçirmek sadece hayal gücü için değil daha pozitif hissetmeniz içinde olanak tanır. Bir çocuğunun yanından çok nadir şekilde mutsuz ayrılırsınız. Onlarla vakit geçirdikten sonra daha fazla gülümsersiniz. Bunun sebebi ise çok basittir; bir çocuk bir gün içerisinde 400 defa gülerken bir yetişkin sadece 20 defa güler. Çocuklar yetişkinlerden 20 kat daha fazla gülerler , daha pozitiflerdir, neşeleri her zaman çok daha fazladır. Biz yetişkinler ne yazık ki onlar kadar pozitif olmayı başaramayız ve ne zaman ki onlarla vakit geçirsek daha mutlu hissederiz.
Yalnız vakit geçirmek
Bir diğer çözüm ise yalnız başınıza vakit geçirmeyi başarabilmek. Çevremizde bizim beynimizi uyuşturan çok fazla dikkat dağıtıcı unsur var ne yazık ki. Telefonunuzdan sosyal medyaya bakarken, televizyon izlerken veya bir oyun oynarken beynimiz tek bir yere odaklanır ve bu cihazların karşısında uyuşmaya başlarız.

Bu cihazları tamamen hayatınızdan çıkarın filan demiyorum ancak bir süreliğine de olsa bu dikkat dağıtıcı unsurlara ara verip kendi başınıza kalın. Herkesin hoşlandığı şeyler farklı olabilir kimi insan yalnız kaldığı zamanı kitap okumak için, kimisi düşünmek için, kimisi de sadece sessizliğin tadını çıkarmak için kullanır.
Yalnız kaldığınız zamanlar kafanızda ki düşünceleri yeniden gözden geçirebilecek zamana sahip olursunuz. Başınızdan geçen bir olay, iş yerinde üzerinde çalıştığınız proje, bir arkadaşınızla olan ilişkinizi yeniden gözden geçirmek bu olayları kafanızın içinde tekrar oynatmanızı sağlar. Ve bu esnada hikayede neyin eksik olduğunu veya nelerin farklı olabileceğini hayal gücünüz tamamlar.
Kitap Okumak
Kitap okumak hayal gücünü güçlendirmenin en etkili yollarından biridir. Okuduğunuz kelimeler anlık olarak kafanızda canlanır.
“Kırmızı bir elbise giyen uzun boylu kadın sandalyeyi kendine çekip oturdu ve masada ki diğer herkese kendinden emin gözlerle baktı”

Bir kitaptan alıntıladığım bu bölümü dinleyince dahi kafanızda kırmızı elbise giyen bir kadını canlandırmışsınızdır ancak bu elbiseyi her insan kendi hayal gücüne göre şekillendirir. Kimisi için bu elbise çok şık iken kimisi için gündelik giyilen kırmızı bir elbise olabilir. Kitap okumak kelimelerin sizde bıraktığı etkiye göre canlandırmalar yapmanızı sağlar. Bu yüzden kitaplar hayal gücünüzün genişlemesine büyük bir oranda yardım ederler. Hele bir de kendinizi geliştirecek kitaplar okuyorsanız resmen tadından yenmez. Hem yeni bilgiler öğrenirsiniz, hem hayal gücünüz genişler, hemde akşamları bu kitapları okumayı tercih ederseniz uyku kalitenizde artar.
Gözlem Yapmak
Oyuncular, yazarlar ve sanatçılar için gözlem yapmak en vazgeçilmez davranışlardan biridir. Yavaşlamak, bir bankta oturmak ve çevrenizde neler olduğuna dikkat etmek için zaman ayırarak, hayal gücünüzün gözeneklerinizi açarsınız.

Gözlem yapmak için hayatı durdurmaya da gerek yoktur aslında çünkü bir yere giderken, bir yerden alışveriş yaparken, bir toplululukla beraber yemek yerken dahi gözlem yapabilirsiniz.
Yalnız, gözlem yapmak için de büyük bir meraka sahip olmak gerekiyor. Genellikle çocuklar çok fazla meraklıdır ve size her şeyin neyden yapıldığını, nasıl ortaya çıktığını sorarlar. Bu sorular belki size çoğunlukla saçma gelebilir ama onların bu meraka sahip olması hayal güçlerini genişletir.
Son söz
Konuyu toparlayacak olursak, hayal gücümüz bizlerin Dünyaya olan bakışını değiştirebilecek ender araçlardan biridir. Yaşımız ilerledikçe farkına dahi varmadan daha az hayal kurmaya ve daha az sorgulamaya başlarız. Halbuki daha fazla hayal kuran insanlar diğer bireylere göre daha mutlu ve daha üretken olurlar. Çok basit bir kaç değişimle, kitap okumakla , doğa da daha fazla zaman geçirmekle, mobil cihazlara belirli aralar vermekle, sadece hayal gücünüz kuvvetlenmekle kalmaz, daha huzurlu, sakin, ve mutlu hissedersiniz.
Bu bölümde yaşımız ilerledikçe neden hayal gücümüzün zayıfladığını ve bunu nasıl düzeltebileceğimizi konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın.
Referanslar
Martina. (2023, March 22). Why do we lose our sense of wonder and imagination?. scatchy. https://scatchy.art/why-do-we-lose-our-sense-of-wonder-and-imagination/amp/
Gopnik, A., & Griffiths, T. (2017, August 19). What happens to creativity as we age?. The New York Times. https://www.nytimes.com/2017/08/19/opinion/sunday/what-happens-to-creativity-as-we-age.html
Sorin, F. (2017, February 1). 7 simple yet effective ways to jump-start your imagination. Psychology Today. https://www.psychologytoday.com/us/blog/tools-innovative-living/201702/7-simple-yet-effective-ways-jump-start-your-imagination
Tek seferlik destekte bulunun
Aylık olarak destekte bulunun
Yıllık olarak destekte bulunun
Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir
Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂
Destekte BulunDestekte BulunDestekte BulunTüm Bölümlere Anında Ulaşın
Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :