Bulunduğun Ortamı Terk Et!

Bugün başlıktanda anlıyacağınız üzere bulunduğunuz ortamı neden terk etmeniz gerektiğini konuşacağız. Belki de yıllardır aynı ortamda yaşıyor ve bu ortamda olmaktan keyif duyuyor olabilirsiniz fakat bugün, yaşadığınız ortamdan uzaklaşmanın ne gibi faydaları size sunacağını inceleyeceğiz. İsterseniz daha fazla beklemeden buyrun hemen yayına geçelim.

Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.

Neden Uzaklaşmak Lazım

Hayatınız boyunca doğup büyüdüğünüz yerde kaldığınızda, kim olduğunuz ve nereden geldiğiniz size sürekli olarak hatırlatılır ve bu, sizin kim olduğunuzu beyninizin içinde çok güçlü bir biçimde yer etmesine sebep olur.

Belki yaşadığınız ortamda diğer insanlar tarafından tanınıp bilinmek size güzel hissettiriyor olabilir fakat bilinmeyene doğru giderken de duyulan heyecan daha güçlü hisleri tetikleyebilir.

Sadece konum değiştirmek aslında sizi hemen başka biri haline dönüştürmez çünkü nereye giderseniz gidin kafanızın içindeki siz öyle hemen değişmez. Ancak, yaşadığınız çevrenin değişmesi hayatınızda radikal değişimler yapabilmeniz için inanılmaz bir katalizör görevi görebilir. Beynimiz yeni bilgileri ve çevreyi algılarken ve yeni bir yerde gelişmeyi öğrenirken, beynimizin farklı bölümleri harekete geçer ve bu, yeni alışkanlıklar edinmeyi kolaylaştırır.

Bir yerde doğup büyüdüğünüzde, sizin kim olduğunuz çevrenizdeki kişiler ve sizi yetiştirenler tarafından belirlenir. Eğer o çevreden daha önce hiç uzun süreli uzaklaşmadıysanız kendinizin tam olarak kim olduğunu ve neleri başarabileceğini henüz keşfedememiş olabilirsiniz.

Yaşadığınız yerden niçin uzaklaşmanız gerektiğini daha iyi anlayabilmek için gelin bunu farklı kategorilerde inceleyim;

Çevre Değişimi Yenilikleri Getirir

Yeni bir yere taşındığınızda yeni bir mahalle tanırsınız, manavınız değişir, kuaförünüz değişir, arabanızı servise götürdüğünüz yer değişir, yemek yediğiniz restoran dahi değişir. Yeni sokaklar öğrenmeye başlarsınız ve her şeyden önemlisi yeni bir kültüre uyum sağlamanız gerekir.

Diğer insanların nasıl yaşadığını bu sayede gözlemleyebilir, büyüdüğünüz çevreyi ve şartları yeni değişkenler ile karşılaştırabilirsiniz. Hayatınıza bu kadar yenilik geldiğinde beyniniz sürekli olarak öğrenme ve sorgulama modunda olacaktır ve bu fazlarda daha önce hiç yapmadığınız değerlendirmeleri yapmaya başlarsınız.

Ben hayatımda ilk defa yurt dışına çıktığımda bir gece yarısı kalacağım yere varmıştım ve o akşam direk yatıp uyudum. Ertesi sabah sokağa çıktımda bir cadde inanılmaz hoşuma gitti ve o zamanlarda profesyonel fotoğrafçılığa merak salmıştım. Kamera ekipmanlarımı getirip caddenini fotoğraflarını günün farklı saatlerinde çekmeye başladım. O muhitte oturan biri bunu fark edip yanıma geldi ve yıllardır bu sokakta oturmasına rağmen buranın fotoğraflık bir yer olduğunu asla düşünmediğini söyledi. Ardından fotoğrafları kendisine gösterince o kişinin yıllardır oturduğu bu caddenin aslında ne kadar güzel olduğunu sonradan farkettiğini benle paylaştı.

Hayatını orda geçirmiş biri oranın güzelliğini bir yabancı tarafından öğrenebiliyor ve bu olaydan sonra geri döndüğümde bende yaşadığım yeri daha detaylı ve farklı bir perspektiften değerlendirmeye başladım.

“Ev” Kelimesinin Yeni Anlamlarını Ortaya Çıkar

Yıllarca yurt dışında yaşamış bir arkadaşım bir gün bana evin aslında fiziksel barınacak bir yer olduğunu değil bir duygudan ibaret olduğunu söylemişti. Evden uzun süreler uzak kaldığımda bunu ancak daha iyi bir biçimde anlayabildim. Evden uzaklaştığınızda oranın sizin için neden çok önemli bir yer olduğunu geri döndüğünüzde çok daha iyi anlıyorsunuz.

Bazen ev, belirli insanlarla birlikteyken yenilen yemek, bazen ailenizle ettiğiniz bir sohbet yada işten gelip ayaklarınızı uzatıp içtiğiniz bir bardak çay dahi olabilir. Bazen tek başınıza seyahat ettiğinizde ve günlük hayatın monotonluğundan koptuğunuzda ev, sizde geri dönme hissi yaratan yerdir. Belki de bugüne kadar içinde yaşayıp hayatınızı geçirdiğiniz yer, sizde o ev duygusunu dahi yaşatmamış olabilir. Bunu da görebilmenin tek yolu bir süreliğine de olsa ordan uzaklaşmaktır.

Farklı Bakış Açıları Kazanırsınız

Nereye giderseniz gidin, gittiğiniz yerin farklı bir kültürü ve öğrenilecek yeni bir insan grubu vardır. Farklı yaşam biçimlerini tanımak, hayatınızı daha önce sorgulamadığınız yönlerden sorgulamanızı sağlar. Yeni insanlar ile tanıştıkça yeni hikayeler öğrenirsiniz. Benim kitap okumaya başlama hikayemde yeni bir kişiyi tanıyınca gerçekleşti.

Yüksek lisans eğitimi için yurt dışına çıktığım zaman okula gelen öğrencilerden bir tanesi hayat perspektifimi genişletmeme oldukça yardımcı oldu. Siyahi amerikalı olan genç bir kız, çocuğu ile beraber her gün okula geliyordu ve eşiyle ayrılmıştı. Bu kız sabahtan baristalık yapıyor ordan okula geliyor okuldan sonra kızıyla ilgileniyor aynı zamanda gitar çalıyor ve kitap okumayada zaman ayırıyordu.

Benim hayatımda buna benzer en ufak sorumluluk dahi yokken bunların hiç birini yapmıyordum. Eşinden ayrılmış ufak bir bebeği olan bir kişi bunları yapıyorsa ben neden kendimi geliştirmeye zaman ayırmıyorum diyip her akşam kitap okuma rutini oluşturdum ve son 5 senedir bu rutini koruyorum.

Bir iyi alışkanlık kazanınca bu diğerlerinide tetikler hatta “The Power of Habits (Alışkanlıkların Gücü)” kitabı bunu en güzel anlatan kitaplardan biridir. Bu sayede yarım bıraktığım klarneti tekrardan elime aldım ve her hafta pratik yapmaya başladım, bunu hafta 3 veya 4 gün spor yapma izledi. Ve ardından tüm bu tecrübeleri ve öğrendiğim bilgileri paylaşma isteği işi podcast’e kadar getirdi.

Bir insan dahi tanımak hayatınızda harika değişimler yapmanızı sağlayabilir o yüzden yaşadığınız yerden uzaklaşınca hayat perspektifiniz siz farketmeseniz dahi genişlemeye başlar ve çok daha fazla sayıda fırsat sizin önünüze gelebilir.

Kim olduğunu anlarsın

Sizi çok iyi tanıyan insanlardan sıyrıldığınızda, kim olduğunuzu daha kolay anlayabilirsiniz. Arkadaşlarınızın gözünde içine kapanık kendi Dünyasında yaşayan biri olarak bilinebilirsiniz böyle bir karaktere sahip olmasanız dahi çevrenizdeki söylemler sizin bu kişiliğin içine sıkışmasını sağlayabilir.

Fakat yeni bir çevrede kimse sizin nasıl bir birey olduğunuzu bilmez, sizi hemen yargılamaz veya bir kalıbın içine sokmaz. Belki de içinizde bir köşede bir yerlerde kalmış duygular ve heyecanlar bu sayede alevlenebilir.

Nazi kamplarında yıllarca esir kaldıktan kurtulmayı başaranlardan biri olan Psikolog Dr. Edith Eva Eger tüm bu hayat hikayesini “The Choice: Embrace the Possible” kitabında harika bir şekilde anlatmış. Soluksuz bir biçimde okuyacağınız kitaplardan biri olduğuna eminim ve kendisinin bu kitapta bahsettiği bir bölüm benim oldukça ilgilimi çekmişti.

Nazi kamplarından kurtulan insanların büyük bir bölümü sosyal hayata adapte olamamış ve düzenli bir hayat kurmayı başaramamışlar çünkü orda yaşadıkları baskıların etkileri sürekli olarak onlarla kalmaya devam etmiş. Bu kamplarda kalanların tabiki tramvatik olarak yaşadıkları çok büyük olaylar var ve bunların öyle hemen silinmesi mümkün değil fakat tüm bu olayları geride bırakıp hayata adapte olabilmeyi başaranlardan Dr. Eva Eger, bunu yapabilmenin tek yolunun kendini yeniden keşfetmek ve hayata yeniden başlamakla mümkün olduğunu söylüyor.

Eminim hiç biriniz nazi kamplarındaki kadar kötü şartlarda yaşamıyorsunuzdur ve bu kadar büyük baskılar görmüyorsunuzdur fakat bugüne kadar yaşadığınız tüm baskılar sizin potansiyelinize ulaşmanızı limitlemiş olabilir ve bunun farkında dahi olmayabilirsiniz.

Eğer sıfırdan yeni bir hayat kuracak gücü ve özerkliği bulabilirseniz, artık her şeyi kaybetmekten eskisi kadar korkmayacaksınız çünkü çoğunu zaten kaybetmiş ve her şeyi yeniden inşa etmiş olacaksınız. Bu hayatta daha az korkmayı öğrenecek ve yeni şeyler denemekten daha az çekineceksiniz.

Her Zaman Eve Geri Dönebilirsiniz

Çoğu insan değişimden korkar ve hemen büyük adımlar atmak yada büyük değişimlerin içerisine girmek istemez. Değişikliklerden başlangıç aşamasından korkmakta gayet doğaldır ve eğer ola ki istemediğiniz bir deneyim yaşarsanızda rahatlıkla geri dönebilirsiniz.

Sonsuza kadar yeni taşındığınız yerde kalma zorunluluğunuz hiç bir zaman olmaz, tabiki yeni bir şehre taşınmanın duygusal olduğu kadar mali açıdan büyük bir yükü olur ve belki de sizi korkutan şey bu olabilir. Fakat bu kararı almadan önce bir süreliğine orayı ziyaret etmeye ve keşfetmeye gittikten sonra da bu kararı alabilirsiniz. Böylelikle bu maddi ve manevi bir yıkım yaşamadan da bu planınızı gerçekleştirebilirsiniz.

Hayat Çok Kısa

Çok klişe olacak ama hayat gerçekten çok kısa. 18 yaşına girmek ve ehliyet alabilmek için gün saydığım zamanlar sanki dün gibi geliyor fakat kısmet olursa bu yıl 33 yaşına giricem. 15 sene nasıl bu kadar hızlı geçti hatırlamıyorum bile. Hepimiz bu hayattan çok kısa bir süre içerisinde gelip geçiyoruz.

Hayatımda ki tüm güzel şeyler denemekten korktuğum olayları yaptıktan sonra geldi ve bunun aslında bir şans olduğunuda düşünmüyorum. Eğer yaşadığınız yerden taşınma hissi bir defa aklınızdan geçtiyse zaten tüm işaretler artık bunun zamanının geldiğini gösteriyordur.

Çalıştığınız işin size uygun olmadığı düşüncesi kafanızdan bir kaç kere geçmeye başladıysa aslında o işten ayrılma kararı çokta şaşırtıcı olmaz çünkü kafanızın içerisinde o hüküm çoktan verilmiştir. Sadece bazı korkular yüzünden bunları yapmaktan çekiniyoruz ve böyle istikrarlı kararları bir anda alamıyoruz.

Geçenlerde okuduğum bir kitapta çok güzel bir söze geldim “Hayatınızda sahip olmak istediğini her şey, korkularınızın arkasına saklanmıştır” diyordu yazar. Her yayında söylediğim gibi deneyip yanılmanın pişmanlığı her zaman kolayca unutulup giderken keşke deneseydimin pişmanlığı asla silinmez.

“Everything you’ve ever wanted is sitting on the other side of fear.” George Addair

Demek istediğim, bazen bir uyanırsınız ve yıllar geride kalmıştır ve zamanın nasıl geçtiğini dahi anlamamış halde kendinizi bulursunuz. Şimdi bir adım atmazsanız ve kendinizi dinlemeyi başaramazsanız gelecek 10 yıl içerisinde bundan dolayı duyacağınız pişmanlığın üstesinden gelebilir misiniz?

Bu bölümde bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmanın ne gibi faydaları size getireceğinden konuştuk . Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın.


Join 47 other subscribers

Referanslar

Ciotti , G. (2014, August 7). Want to change your habits? change your environment. Psychology Today. https://www.psychologytoday.com/us/blog/habits-not-hacks/201408/want-change-your-habits-change-your-environment

Saweikis, S. (2020, September 24). Should you move away from home? here are nine reasons you should, and five reasons you shouldn’t. Medium. https://medium.com/curious/should-you-move-away-from-home-here-are-nine-reasons-you-should-and-five-reasons-you-shouldnt-53b7c2d60999

One-Time
Monthly
Yearly

Tek seferlik destekte bulunun

Aylık olarak destekte bulunun

Yıllık olarak destekte bulunun

Aşağıda yer alan miktarlardan biri seçebilir

$1.00
$5.00
$10.00
$5.00
$10.00
$15.00
$50.00
$100.00
$150.00

Veya kendi istediğiniz miktarı girebilirsiniz

$

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler 🙂

Destekte BulunDestekte BulunDestekte Bulun

Tüm Bölümlere Anında Ulaşın

Yayınlara İstediğiniz Platformdan Erişebilirsiniz :

Leave a Comment